Anlamı
utanç duyulacak şeyleri sıkılmadan yapan, utanmaz.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, toplumun ayıplayacağı, mahcup olunması beklenen ya da insanın yüzünü kızartması gereken davranışları hiç utanmadan yapabilen kişiler için kullanılır. Burada asıl vurgu yanlış yapmaktan çok, yanlışın ardından hiçbir sıkılma emaresi göstermemektedir. İnsanlar çoğu zaman hata yaptıklarında çekinir, yüzü kızarır, geri çekilir ya da özür diler; fakat ar damarı çatlamış diye nitelenen kişide bu iç frenin çalışmadığı düşünülür. Deyim bu nedenle sert bir toplumsal yargı taşır. Yalan söyleyip rahat duranlar, hakkı yiyip yüzü kızarmayanlar, mahcup olması gerekirken pervasız kalanlar için çok sık kullanılır. Günlük dilde aile içi sitemlerden toplumsal eleştirilere kadar geniş bir alanda duyulur. İçinde küçümseme, öfke ve bazen şaşkınlık vardır. Yanlış davranışın sürekli ve alışılmış hâle gelmesi de bu sözü güçlendirir. Çünkü sorun tek bir hata değil, utanmazlıkta ısrardır. Toplumsal ar duygusunun yitirilmesini halk dilinde en keskin anlatan deyimlerden biri olarak öne çıkar.
Örnek Cümleler
- Bu kadar yalanın ardından hâlâ konuşuyorsa ar damarı çatlamış demektir.
- Milletin hakkını yiyip sırıtabiliyor, adamın ar damarı çatlamış.
- Yaptığına rağmen özür bile dilemiyor, belli ki ar damarı çatlamış.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kelime anlamlarından yola çıkarak tahminde bulunabilir ancak mecazi derinliğini tam kavramak için daha önce duymuş olmak gerekir.
Evet, çok yakındır; ikisi de utanmazlık ve yüzsüzlük alanını anlatan varyant ifadelerdir. İnsanlar çoğu zaman hata yaptıklarında çekinir, yüzü kızarır, geri çekilir ya da özür diler; fakat ar damarı çatlamış diye nitelenen kişide bu iç frenin çalışmadığı düşünülür.
Çünkü yalnızca yanlışı değil, yanlışa rağmen hiçbir ar ve hicap duymamayı suçlar. Deyim bu nedenle sert bir toplumsal yargı taşır.