Deyim

Ar ve Hayâ Perdesi Yırtılmak Ne Demek?

Anlamı

1) utanmamak, utanç duymamak:
'Atalarımızın ar ve hayâ perdesi yırtılmak diye pek düşündürücü bir tabirleri vardır.' -R. N. Güntekin. 2) yüzsüzlük etmek.

Detaylı Açıklama

Ar ve hayâ perdesi yırtılmak deyimi iki anlamda kullanılır: birincisi utanmamak, utanç duymamaktır; ikincisi yüzsüzlük etmektir. Ar ve hayâ, insanı toplum içinde sınırda tutan utanma duygusudur; bunun bir perde gibi düşünülmesi, kişiyi ayıptan koruyan bir örtü sayılmasındandır. Perde yırtılınca o koruma kalkar: kişi artık ne söylediğine ne yaptığına bakmaz. Birinci anlamda kişinin içinde utanma kalmaz; ikinci anlamda bu hâl çevresine karşı pervasız davranışlarla görünür. Deyim, bir kişi hakkında verilebilecek ağır yargılardan birini taşır. Ar damarı çatlamış kalıbıyla aynı alanı paylaşır; ikisi arasında anlam farkı aranmaz. Hayâ perdesi yırtılmak biçimi de aynı anlamda kullanılır. Halk dilinde utanma duygusunun yitirilmesi ağır bir kusur sayılır.

Örnek Cümleler

  1. Eskiden söylemeye sıkılırdı, artık ar ve hayâ perdesi yırtıldı, her lafı ediyor.
  2. Yakalandığı hâlde gülüp geçmesine bakılırsa ar ve hayâ perdesi çoktan yırtılmış.
  3. Borcunu ödemediği yetmezmiş gibi bir de alacaklısından yeniden borç istedi; ar ve hayâ perdesi yırtılmış.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Biri duygunun yitirilmesini, öteki bunun dışa vurulmasını bildirir; iki anlam birbirine çok yakın durur. Utanmayan kişi çoğu zaman yüzsüzce de davranır, ama deyim iki durumu ayrı ayrı da anlatabilir.

Perde imgesine uyduğu için seçilmiştir. Bir örtü eskiyebilir, incelebilir; yırtıldığında ise ardındaki her şey ortaya çıkar. Fiil, utanma duygusunun kişiyi artık gizlemediğini, ayıbın açıkta kaldığını bildirir. İmge, yırtılan şeyin kolay kolay eski hâline gelmeyeceğini de düşündürür.

İkisi de utanmazlığı anlatır ve çoğu yerde birbirinin yerine kullanılabilir. Biri perde, öteki damar imgesiyle kurulmuştur: perde yırtılır, damar çatlar. Anlamca fark aranmaz; seçim söyleyenin hangi imgeyi yeğlediğine kalır.