Anlamı
ardıç ağacının ateşi çabuk geçer, kül olur; yalancının sözü de böyledir, ona da güvenilmez.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü, ardıç ağacının közünün çabuk sönmesi gibi, yalancının sözünün de kalıcılığı ve güvenilirliği olmadığını anlatır. Yalancı kişi bir anlık etki yaratabilir, söylediği söz ilk anda inandırıcı gibi görünebilir; ancak bu etki uzun sürmez. Gerçek, tıpkı çabuk kül olan köz gibi, yalanın da dayanaksızlığını kısa zamanda ortaya çıkarır. Atasözü burada iki şeyi aynı anda söyler: Birincisi, yalan sözün ömrü kısadır. İkincisi, yalancının sözüne yaslanılamaz, ondan sağlam bir temel çıkmaz. Halk bilgeliği güveni, süreklilik ve doğrulukla birlikte düşünür. Yalancının dili geçici bir parıltı üretse de insan onunla yol alamaz. Bu söz özellikle sürekli sözünü değiştiren, abartan, uyduran ve güven vermeyen kişiler için kullanılır. Yalanın bir sıcaklığı olabilir ama ısısı kalıcı değildir. Atasözü de güven duygusunun neden doğruluğa bağlı olduğunu çok sade bir doğa benzetmesiyle ortaya koyar. Çabuk sönen köz gibi, yalan da insanı yarı yolda bırakır.
Örnek Cümleler
- Onun anlattıklarına kimse güvenmiyor; ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz.
- Dün dediğini bugün inkâr edince ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz sözü yerini buldu.
- Bir insanın sözüne dayanacaksan unutma: ardıcın közü olmaz, yalancının sözü olmaz.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Yalanın kısa ömürlü olduğunu ve yalancı kişinin sözüne güvenilemeyeceğini vurgular. Bu atasözü, ardıç ağacının közünün çabuk sönmesi gibi, yalancının sözünün de kalıcılığı ve güvenilirliği olmadığını anlatır.
Çabuk sönüp kalıcılık göstermeyen bir ateş örneği üzerinden, yalan sözün de dayanıksız ve etkisiz kalacağını anlatmak için kullanılır.
Sözünde durmayan, sık sık yalan söyleyen, uyduran veya güvenilirliği zayıf olan kişiler için söylenir. Yalancı kişi bir anlık etki yaratabilir, söylediği söz ilk anda inandırıcı gibi görünebilir; ancak bu etki uzun sürmez.