Anlamı
den. armayı rüzgâra kaptırmak.
Detaylı Açıklama
Arma uçurmak, denizcilik dilinde armayı rüzgâra kaptırmaktır. Arma, bir geminin direk, seren ve halat takımının tümüdür. Rüzgâr beklenenden sert estiğinde ya da yelken zamanında toplanmadığında donanım denetimden çıkar ve rüzgâra kapılır; işte bu duruma arma uçurmak denir. Söz bir kazayı adlandırır: tekne rüzgârı kullanamamış, tersine ona kapılmıştır. Rüzgârın gücü karşısında donanımın korunamadığını bildirir. Yelkenin, serenin ya da halatların rüzgârla kopup gitmesi bu olayın görünen yüzüdür. Kalıbın öznesi tekneyi kullanan taraftır; uçan ise armanın kendisidir. Denizcilik dışında kullanılmayan, meslek dilinden gelen bir terimdir. Sözün bildirdiği şey armanın rüzgâra kaptırılmasıdır; bunun ardından ne olduğu kalıbın konusu değildir, cümlenin gerisinden anlaşılır. Kaptırmanın büyüklüğü ve armanın ne kadar zarar gördüğü de kalıpta belirtilmez.
Örnek Cümleler
- Poyraz birden sertleşince yelkeni vaktinde indiremediler, açık denizde arma uçurdular.
- Kaptan fırtınayı önceden görmeseydi o gece hepimiz orada arma uçuracaktık.
- Arma uçuran tekne o gün limana ancak akşam saatlerine doğru dönebildi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Rüzgâr armayı denetim dışına çıkardığında. Uçurmak ettirgen bir fiildir ama burada bir kazayı bildirir; isteyerek yapılan bir iş anlatılmaz. Rüzgârın ardından teknenin ne duruma düştüğü ise kalıpta yer almaz.
Kalıp olayın adını verir, suçlusunu değil. Tekneyi kullananın bir hatası da, beklenmedik bir fırtına da sonucu doğurabilir; hangisi olduğu anlatılan durumdan çıkar. Kalıbın söylediği yalnız donanımın kaybedildiğidir.
Arma donatmak istenerek yapılan bir iştir; donanım yerli yerine konur. Arma uçurmak ise istenmeyen bir sonuçtur; donanım rüzgâra kapılır. Biri hazırlığı, öteki hazırlığın bozulmasını anlatır. Aynı tekne için iki söz de kurulabilir.