Anlamı
armut kabuğu soyularak elma da aşırı gidilmeden sayıyla yenilmelidir.
Detaylı Açıklama
Armudu soy ye, elmayı say ye atasözü, armudun kabuğu soyularak yenmesi, elmanın ise aşırıya kaçılmadan, sayısı bilinerek yenmesi gerektiğini söyler. Sözün iki yarısı iki ayrı öğüt taşır: birinde meyvenin nasıl hazırlanacağı, ötekinde ne kadar yeneceği bildirilir. Armudun soyulması, elmanın ise sayılması istenir; atasözü bunun sebebini ayrıca açıklamaz. Kalıp iki öğüdü uyaklı bir söyleyişle yan yana koyar; soy ye ile say ye arasındaki ses benzerliği sözü akılda tutulur kılar. Atasözü doğrudan sofrayla ilgilidir, yemenin yolu ve ölçüsü üzerine kurulmuştur. Kısa bir cümlede hem hazırlık hem ölçü hatırlatılmış olur. Elmanın büsbütün yasaklanması değil, ardı ardına yenmemesi istenir. Atasözü iki meyveyi tek cümlede andığı için sofrada ikisi bir arada anımsanır.
Örnek Cümleler
- Armudu kabuğuyla yemeye kalkma, elmayı da sayısız yeme; armudu soy ye, elmayı say ye.
- Armudu soy ye, elmayı say ye; üç elmayı üst üste yiyip durma böyle.
- Çocuk bir oturuşta dört elma yiyince midesi bozuldu; armudu soy ye, elmayı say ye.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Birincisi armudun kabuğunun soyulmasını, ikincisi elmanın sayıyla, aşırıya kaçmadan yenmesini. Söz iki buyruk çiftinden kurulur: soy ye, say ye. Her yarıda önce bir buyruk, ardından ye fiili gelir; biri hazırlığı, öteki ölçüyü söyler.
Elmanın sayılarak tüketilmesini. Saymak burada bir ölçü koyar; yasak değil, sınır bildirir. Buyruk kipi de öğüdü doğrudan verir, gerekçesini açıklamadan. Dinleyenden sebep sorması değil, kurala uyması beklenir.
Söz armut ile elmayı anar; öğüdü de bu iki meyveyle sınırlıdır. Başka alanlara taşınacak genel bir ölçü kuralı olarak kurulmamıştır. Kapsamı kendi sözcükleri kadardır; sofra dışına çıkan bir kullanımı yoktur.