Anlamı
birine veya bir şeye karşı istek duymak.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, bir şeye, kişiye, duruma ya da sonuca karşı istek, eğilim ve yönelim hissetmek anlamında kullanılır. Arzu duymak, basit bir istemekten daha yoğun, daha içten ve çoğu zaman daha süreklilik taşıyan bir his verir. Günlük dilde sevgiden meraka, maddi isteklere kadar çok farklı alanlarda kullanılabilir. Bir insan bir işi yapmak isteyebilir, bir yere gitmeyi arzu edebilir, bir kişiye yakınlık hissedebilir ya da zihninde belli bir sonuca yönelmiş olabilir. Deyimin gücü, isteği yalnızca ihtiyaç değil, gönülden gelen yöneliş olarak anlatmasındadır. Bu yüzden hem duygusal hem pratik kullanıma açıktır. İçinde özlem, heves, beklenti ve bazen de çekim vardır. Sözün tonu bağlama göre sade ya da yoğun olabilir. Arzu duymak, insanın iç dünyasında beliren ve onu belli bir yöne çeken eğilimi halk dilinde yumuşak ama etkili biçimde anlatır. İsteğin duygusal dokusunu öne çıkaran önemli bir ifade olarak sık kullanılır.
Örnek Cümleler
- Dün akşam yine arzu duymuş, kimse şaşırmadı.
- Herkes fark etti ki çoktan arzu duymuş.
- Komşunun oğlu yine arzu duymuş, mahalle çalkalandı.
Kökeni ve Hikayesi
Rivayete göre Arapça kökenli 'arzu' sözcüğü Osmanlı Türkçesinden beri istek, özlem ve yönelim anlamlarıyla kullanılmıştır. Bu kültürel dil mirası, bugünkü deyimsel kullanımın temelini oluşturur.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Mecazi anlam taşıdığı için küçük çocuklar genellikle doğrudan kavrayamaz. Ancak bağlam içinde duyarak zamanla öğrenirler.
Arzu duymak daha duygusal, daha içten ve kimi zaman daha yoğun bir istek tonu taşır.
Hayır, kişiler kadar işlere, hayat düzenine, hedeflere ve çeşitli deneyimlere yönelik de kullanılabilir. Bu deyim, bir şeye, kişiye, duruma ya da sonuca karşı istek, eğilim ve yönelim hissetmek anlamında kullanılır.