Anlamı
birine veya bir şeye karşı istek duymak.
Detaylı Açıklama
Arzu duymak, birine ya da bir şeye karşı istek duymaktır. Kalıp iki yönü birden karşılar: istek bir kişiye yönelebileceği gibi bir şeye de yönelebilir. Kişi söz konusu olduğunda ona duyulan yakınlık, bir şey söz konusu olduğunda ona duyulan eğilim anlatılır. İstek bir kişiye ya da nesneye yöneldiğinde kalıp karşı edatıyla kurulur; ona karşı arzu duymak, o işe karşı arzu duymak denir. Bir eylem anlatılacaksa arzu sözcüğü ad tamlamasına girer; görmeye arzu duymak değil, görme arzusu duymak denir. Arzu sözcüğü isteği karşılar, duymak da onu hissetmeyi bildirir. Cümlede isteyen taraf öznedir, istenen taraf ise arzunun yöneldiği sözcüktür. Can çekmek ve istek duymak da aynı yöndeki isteği anlatan yakın söyleyişlerdir.
Örnek Cümleler
- Yıllardır o şehri görme arzusu duyuyor ama bir türlü fırsat bulamıyor.
- Tanıştığı ilk günden beri ona karşı derin bir arzu duyduğunu saklamadı.
- Çocukluğundan beri denizciliğe karşı büyük bir arzu duyduğunu bize ilk kez o gün söyledi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir kimseye ya da bir şeye. Karşı edatı isteğin yönünü gösterir; eylem söz konusu olduğunda ise istek tamlamanın içinde söylenir ve edat gerekmez: o şehri görme arzusu. Karşı edatı böylece her cümlede bulunmaz; yeri, isteğin kişiye ya da nesneye yöneldiği cümlelerdir.
Bildirilmez. Kalıp yalnız isteğin bulunduğunu söyler; onun küçük mü büyük mü, geçici mi sürekli mi olduğunu belirtmez. Bunu cümlenin gerisi gösterir. Aynı biçimde isteğin yerine gelip gelmediği de kalıpta yer almaz.
İkisi de isteği bildirir; aralarında derece farkı aranmaz. Ayrım söyleyiştedir: biri tek fiil, öteki ad ile yardımcı fiilden kurulu bir öbektir. Yapı değişir, anlam değişmez; seçim üsluba bırakılmıştır.