Anlamı
isteği yerine gelmemek, hevesini alamamak:
'Arzum kaldı toprağında taşında' -Halk türküsü.
Detaylı Açıklama
Arzusu kalmak, kişinin isteğinin yerine gelmemesi, hevesini alamamasıdır. Kalıp iki yanı birden bildirir: dışarıda istek gerçekleşmemiştir, içeride ise alınamamış bir heves kalmıştır. Birincisi olup biteni, ikincisi bunun kişide bıraktığı durumu anlatır. Görülmek istenen bir yer, tadılmak istenen bir yiyecek, yapılmak istenen bir iş yarım kalınca arzusu kalmış olur. Kalıp iyelik ekiyle kurulur: arzum kaldı, arzusu kaldı denir; istek kimin ise ek de ona göre değişir. Cümlenin öznesi arzunun kendisidir, isteği duyan kişi ise iyelik ekiyle gösterilir. Hevesini alamamak, istenen şeyi yaşayamamış olmayı bildirir; kalıptaki iki karşılık da aynı durumu iki ayrı yandan anlatır. İsteğin niçin gerçekleşmediği kalıpta belirtilmez; imkânsızlık, zaman ya da başka bir engel olabilir, bunu cümlenin gerisi gösterir. Sözün ölçüsü isteğin büyüklüğü değil, karşılanmamış olmasıdır.
Örnek Cümleler
- Memleketini bir daha göremedi, o toprağı yeniden görmek arzusu kaldı.
- Çocukken deniz görmeyi çok istemiş, yıllarca o arzusu kalmış içinde.
- Torununun düğününü göremeden gitti; onu gelinlikle görmek arzusu içinde kaldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir isteğin yerine gelmediğini, kişinin hevesini alamadığını bildirir. Ortada gerçekten duyulmuş bir istek vardır; karşılanmadığı için geride kalmıştır. Söz bu karşılanmamışlığı adlandırır, isteğin küçük ya da büyük olması sonucu değiştirmez.
Belirtilmez. Kalmak geçişsiz bir fiildir; engeli cümleye sokmaz. İmkânsızlık da zaman darlığı da aynı sözle karşılanır; sebebi anlatılan olay gösterir. Kalıp yalnız isteğin karşılanmadığını bildirir, gerisini söylemez.
İyelik ekiyle kurulur; ek isteğin sahibini gösterir. İsteyen kişi özne yerine geçmez. Neyin istendiği ayrıca anılır; bir eylemle de bir adla da olabilir. Arzum kaldı, arzuları kaldı biçimleri kurulur.