Atasözü

Aşı Pişiren Yağ Olur, Gelinin Yüzü Ağ Olur Ne Demek?

Anlamı

güzel şey, iyi gereç kullanılarak meydana gelir, bundan da iş yapana övünme payı çıkar.

Detaylı Açıklama

Bu atasözü, iyi sonucun ancak iyi şartlar, iyi malzeme ve yerinde emekle ortaya çıkacağını anlatır. Yemeği güzelleştiren yağdır; bu sayede sofraya güzel bir aş çıkar ve gelinin yüzü ağ olur, yanı övgü ve takdir kazanılır. Buradaki gelin, işi yapan kişiyi temsil eder. Atasözü, başarı görünen kişinin arkasında çoğu zaman görünmeyen ama belirleyici bir hazırlık olduğunu hatırlatır. Yetersiz araçla kusursuz sonuç beklemek boşunadır. İşin malzemesi, düzeni ve desteği iyi olursa sonuç da yüz güldürür. Bu söz gündelik yaşamda sadece yemek için değil, eğitimden ticarete kadar pek çok alanda kullanılır. Çocuğa iyi eğitim verilirse başarı gelir, işe doğru ekipman sağlanırsa verim artar, üretime nitelikli katkı yapılırsa sonuç parıldar. Halk bilgeliği burada sonucu değil, sonucu mümkün kılan zemini de önemser. Yüzün ağ olması şansa değil, arka plandaki doğru katkıya bağlıdır. Atasözü, başarının görünmeyen payını hatırlatan çok yerleşik bir öğüttür.

Örnek Cümleler

  1. Usta malzeme isterken aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur demekten vazgeçmedi.
  2. Projeye kaynak ayırmadan sonuç beklenmez; aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur sözü bunu anlatıyor.
  3. Annem mutfakta hep aşı pişiren yağ olur, gelinin yüzü ağ olur diyerek malzemenin önemini vurgulardı.

Diğer Atasözleri ve Deyimler

Sıkça Sorulan Sorular

İyi sonucun, iyi şartlar ve doğru araçlarla mümkün olduğunu vurgular. Bu atasözü, iyi sonucun ancak iyi şartlar, iyi malzeme ve yerinde emekle ortaya çıkacağını anlatır.

Ortaya çıkan güzel sonuç sayesinde övgü almak ve itibarlı görünmek demektir. Halk bilgeliği burada sonucu değil, sonucu mümkün kılan zemini de önemser.

Başarı için kaynak, ekipman, destek ve nitelikli hazırlık gerektiğini anlatmak için kullanılır. Yemeği güzelleştiren yağdır; bu sayede sofraya güzel bir aş çıkar ve gelinin yüzü ağ olur, yanı övgü ve takdir kazanılır.