Anlamı
bir şeyin hoşa gitmesi onun birtakım nitelikler taşımasına ve bu niteliklerin de gerektiği oranda bulunmasına bağlıdır.
Detaylı Açıklama
Aş tuz ile, tuz oran ile atasözü, bir şeyin hoşa gitmesinin hem birtakım nitelikler taşımasına hem de bu niteliklerin gerektiği oranda bulunmasına bağlı olduğunu anlatır. Söz iki basamaklı kurulmuştur: aş tuzla tat kazanır, tuz da ancak ölçüsünde iş görür. Birinci basamak gerekli olanı, ikincisi ölçüyü gösterir. Tuzsuz aş yavan kalır, fazla tuzlu aş ise yenmez olur; iki uçta da sonuç hoşa gitmez. Atasözü bu yüzden yalnız doğru şeyin bulunmasını değil, doğru ölçüde bulunmasını da ister. Bir işte gereken şeyin sağlanmış olması tek başına yetmez, miktarı da yerinde olmalıdır. Sofradan alınan örnek somuttur ama söylenen şey her iş için geçerlidir. Hangi ölçünün yerinde sayılacağı ise işe göre değişir.
Örnek Cümleler
- Övgüyü öyle abarttı ki sonunda kimse inanmadı; aş tuz ile, tuz oran ile.
- Aş tuz ile, tuz oran ile; şakanın da bir ölçüsü olmalı canım.
- Malzemeyi tamam etmiş ama miktarı şaşırmış; aş tuz ile, tuz oran ile.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
İki şeyi birden ister. Birincisi gerekli niteliğin bulunmasıdır: aş tuzsuz olmaz. İkincisi o niteliğin ölçüsünde bulunmasıdır: tuz da orana bağlıdır. Biri sağlanıp öteki sağlanmazsa sonuç yine hoşa gitmez.
Zincirleme bağlanır. Birinci yarı aşı tuza, ikinci yarı tuzu orana bağlar. Böylece iyi sonuç hem gerekli olanın bulunmasına hem de ölçünün tutturulmasına dayandırılmış olur. İki yarı birlikte okunduğunda kural tamamlanır.
Söylenmez. Söz iki basamaklı kurulur ve ikisi de ile ile bağlanır: tuz ile, oran ile; iki koşul aynı biçimde sıralanır. Konuşmada, şakada, övgüde de aynı kural geçerlidir.