Anlamı
gerçekliği, doğruluğu bulunmamak.
Detaylı Açıklama
Aslı astarı olmamak, bir şeyin gerçekliğinin, doğruluğunun bulunmamasıdır. Kalıp iki sözcüğü yan yana getirir: asıl bir şeyin kendisi, aslı esasıdır; astar ise giysinin iç yüzüne geçirilen kumaştır. İkisinin birlikte olumsuzlanması, ortada tutunacak hiçbir yan kalmadığını anlatır. İkilinin niçin böyle kurulduğu kesin olarak bilinmez; bildirilen şey, hiçbir dayanağın bulunmadığıdır. Kalıbın öznesi doğruluğu olmayan şeydir: bir haber, bir söylenti, bir suçlama, bir iddia. Kişi özne olmaz; kalıp kişiyi değil, söyleneni niteler. Söz 'aslı astarı yok' biçiminde de kurulur ve olumsuz kuruluşuyla yerleşmiştir. Kalıp söylenenin niçin ortaya çıktığını, kimin yaydığını bildirmez. Aslı çıkmak ise bunun karşıtıdır ve söylenenin sonradan doğru olduğunun anlaşılmasını bildirir.
Örnek Cümleler
- Hakkımda çıkarılan o sözlerin aslı astarı yok, sakın kimse inanmasın buna.
- Gazetede çıkan haberin aslı astarı olmadığı ancak birkaç gün sonra anlaşıldı.
- Aslı astarı olmayan bir iddia yüzünden adamcağızı işinden ettiler, kimse sesini çıkarmadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Asıl bir şeyin kendisi, astar ise onun iç kumaşıdır. Kalıp ikisini birlikte olumsuzlar. İkilinin niçin seçildiği bilinmez; ikisi birlikte yadsınınca söz büsbütün boşa çıkar. Tek sözcükle aynı etki verilemez.
Söyleneni niteler, söyleyeni değil. Kişi bu kalıba özne olmaz; cümlede hangi sözün kastedildiği ayrıca belirtilir. Ortak olan dayanaksızlıktır. Kişiyi suçlamak istendiğinde ise bunun yerine başka sözler kurulur.
Ayrılmaz. Kalıp niyeti cümleye sokmaz; bilerek uydurma da yanılma da aynı sözle karşılanır. Ölçü yalnızca dayanağın bulunmamasıdır. Sözü kimin yaydığı da yer almaz; bunu ancak anlatılan olay gösterir.