Anlamı
acımasız, çok sert veya istediği gibi davranan kimse.
Detaylı Açıklama
Astığı astık, kestiği kestik, acımasız, çok sert ya da istediği gibi davranan kimse için söylenir. Üç nitelik yan yana verilir; hepsinin birden bulunması aranmaz, biri de yeter. Kalıp iki fiili yinelemeyle kurar: asmak ve kesmek eski ağır cezaları anar. Astığı astık demek, verilen kararın geri alınmaması demektir. Böyle bir kimsenin sözü geçerli sayılır, kararına karşı çıkılmaz. Kalıp bir sıfat gibi kullanılır; tek bir davranışı değil, kişinin genel tutumunu niteler. Sözü geçen kimseler için kurulur: bir amir, bir ağa, bir aile büyüğü. Söz yerme bildirir; sertliğin haklı olup olmadığı ise anlatılmaz. Astığı astık tek başına da duyulur, ama kalıbın tam biçimi iki yarıyı birden taşır. Yineleme de bu kesinliği pekiştirir.
Örnek Cümleler
- Eski müdür astığı astık, kestiği kestik biriydi, kimse itiraz edemezdi.
- Köyde astığı astık, kestiği kestik bir ağa varmış, sözünden çıkılmazmış.
- Astığı astık, kestiği kestik bir başkan seçilince dernekte tartışma diye bir şey kalmadı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kurulur; dediği dedik, bildiği bildik gibi biçimler aynı düzeni izler. Fiil değişse de yapı korunur: önce sıfat-fiil gelir, hemen ardından aynı kökün kısa biçimi yinelenir. Türkçede üretken bir kuruluştur ve hep aynı kesinliği bildirir.
Eski ağır cezaları. Kalıp iki fiili sıfat-fiil ile yineler: astığı astık, kestiği kestik. Yineleme kesinliği kurar; verilen kararın geri alınmadığı böyle bildirilir. Yapı bu tekrarla ayakta durur, iki fiil tek başına bu etkiyi vermez.
Kalıbın parçaları ayrı ayrı çekimlenmez. Zaman ve kişi bildiren ek kalıptan sonra gelen ada eklenir: astığı astık kestiği kestik biriydi denir. Parçalardan birine ek getirilirse kalıp dağılır. Bu kalıplaşma sözün tek bir sözcük gibi davranmasını sağlar.