Anlamı
kaba söyleneni dinlemeyene uyarı amacıyla söylenen bir söz.
Detaylı Açıklama
At pazarında eşek osurtmuyoruz, söyleneni dinlemeyene uyarı amacıyla söylenen bir sözdür. Kaba bir çıkıştır, yumuşak bir hatırlatma değildir. Sözde at ile eşek karşı karşıya konur: biri değerli, öteki değersiz sayılan hayvandır. Bu karşıtlık, bulunulan ortamla karşıdakinin tavrı arasındaki uyumsuzluğu anlatır. Söyleyen kimse, karşısındakinin durumu hafife aldığını düşünür. Kalıp sözü geçen, uyarma yetkisini kendinde gören kimsenin ağzından çıkar. Birinci çoğul kişiyle kurulur; konuşan kendini de içine alır, böylece uyarı bir topluluk adına yapılmış olur. Osurtmak fiili kaba sayılan bir eylemi anlatır; kalıbın sertliği de buradan gelir. Kaba sayıldığı için her ortamda kullanılmaz. Derste dikkati dağılan bir gruba ya da iş başında şakalaşan bir ekibe de bu çıkış yapılabilir.
Örnek Cümleler
- Toplantıda şakalaşmaya başlayınca müdür sertçe çıkıştı: At pazarında eşek osurtmuyoruz!
- Ustabaşı bağırdı: Burada at pazarında eşek osurtmuyoruz! Herkes işinin başına.
- At pazarında eşek osurtmuyoruz! Şu görüşmeyi biraz ciddiye alın artık.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Değildir. Söyleyen kimse karşısındakinin söyleneni dinlemediğini düşünür ve onu sertçe uyarır. Ünlem işaretiyle yazılması da sözün yüksek sesle, vurguyla söylendiğini gösterir. Bu yüzden nezaketin korunması gereken bir ortamda seçilmez.
İkisi değer bakımından karşıt sayılan hayvanlardır; at değerli, eşek değersiz görülür. Söz bu karşıtlığı kurup karşısındakinin tavrını eşek yanına koyar; böylece uyumsuzluk keskinleşir. Pazarın nasıl bir yer olduğu ise sözde anlatılmaz. Kaba düşen de bu benzetmedir.
Sözde bildirilmez. Kalıp yalnız uyarıyı taşır; karşıdakinin nasıl karşılık verdiği anılmaz. Sonucu cümlenin gerisi gösterir. Kimin uyarıldığı da sözde yoktur; muhatap bir kişi de olabilir, bir topluluk da.