Anlamı
1) ateş içine sokmak:
'Bir parça büküyor, onu tekrar ateşe verinceye kadar evvelki hazır oluyordu.' -M. Ş. Esendal. 2) bir yeri kasten yakmak, kundak sokmak; 3) mec. aşırı telaşa ve sıkıntıya düşürmek; 4) mec. bir ülkeyi savaşa sokarak veya kargaşa ve karışıklık yaratarak sıkıntı ve yıkıma uğratmak.
Detaylı Açıklama
Ateşe vermek dört ayrı işi karşılar. İlki düz anlamdır: bir şeyi ateşin içine sokmak, bükülen parçayı ya da soğuyan demiri yeniden ocağa vermek. İkincisi bir yeri kasten yakmak, kundak sokmaktır; burada özne yangını bilerek çıkaran kişidir. Üçüncüsü mecazdır ve birini aşırı telaşa, sıkıntıya düşürmeyi anlatır. Dördüncüsü de mecazdır: bir ülkeyi savaşa sokarak veya kargaşa çıkararak sıkıntıya ve yıkıma uğratmak. Dört kullanımı birbirine bağlayan şey, ateşin bir şeye dışarıdan verilmesidir; ortada bunu yapan bir el bulunur. İlk anlamda iş geçicidir, parça bir süre sonra ateşten geri alınır; ikinci ve dördüncü anlamlarda ise geriye dönüşü olmayan bir yıkım söz konusudur. Mecaz anlamlarda yanan şey ahşap değil, kişinin huzuru ya da bir ülkenin düzenidir.
Örnek Cümleler
- Ustalar soğuyan demiri tavı gelsin diye bir kez daha ateşe verdi.
- Dükkânı gece yarısı ateşe veren iki kişi güvenlik kamerasına yakalandı.
- Sınır boyunda çıkarılan provokasyon az kalsın bütün bölgeyi ateşe veriyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Dördünde de kalıp geçişlidir ve nesne belirtme eki alır: evi, demiri, adamı, ülkeyi ateşe vermek denir. Ateş sözcüğü ise hep yönelme ekiyle durur ve hiç değişmez. Anlam nesneye göre ayrılır, yapı ise başkalaşmaz.
Nesnesi insan olan cümlelerde geçer. Sınav tarihinin öne alınması bütün sınıfı ateşe verdi denildiğinde ortada yangın yoktur; anlatılan şey kişileri saran telaş ve sıkıntıdır. Bu kullanımda yanan şey huzurdur.
Yangını bilerek çıkaran kişidir. Kalıp bu anlamda kaza sonucu çıkan yangınlar için kurulmaz; kalıbın bu anlamı zaten kasıt içerir. Cümlede niyeti ayrıca söylemeye gerek kalmaz, deyimin kendisi onu bildirmiş olur.