Anlamı
at da kişi de hep tehlike içinde imişler gibi uyanık olmalıdırlar.
Detaylı Açıklama
Atasözü iki örneği yan yana koyar: atın ürkeği, yiğidin korkağı. Burada ürkeklik ve korkaklık kusur diye anılmaz; tehlikeyi erken sezen at ile temkinli davranan kişi övülür. Söylenen şudur: at da kişi de hep tehlike içinde imişler gibi uyanık olmalıdırlar. Ürken at başını kaldırır, kulağını diker ve kendini korur; tetikte duran kişi de başına gelecek olanı önceden görür. Kalıp bu yüzden korkuyu değil, dikkati över. Fazla rahat davranan birine söylenebilir; işin kolay göründüğü, tehlikenin unutulduğu yerlerde hatırlatılır. Uyanıklığın ne kadar süreceği değil, sürekli olması gerektiği bildirilir. Sözün iki yarısı da aynı ölçüyü taşır: biri hayvandan, öteki kişiden örnek verir; ikisinde de beklenen tutum aynıdır.
Örnek Cümleler
- Bu işi garantide sanıp şimdiden gevşeme; atın ürkeği, yiğidin korkağı.
- Kapıyı iki kez kontrol etmeden yatmaz; atın ürkeği, yiğidin korkağı.
- Atın ürkeği yiğidin korkağı, tetikte duran usta bu kez kazayı ucuz atlattı.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
İkisi de fiilden yapılmıştır; ürkmek ve korkmak köklerine sıfat yapan bir ek gelmiştir. Aynı ek huy bildirir: bir kez ürken değil, ürkme huyu olan anlatılır. Kalıbın iki yarısı bu yüzden süreklilik taşır.
Beğenilen şey tedirginlik değil, sezme gücüdür. Kulaklarını dikmiş hayvan tehlikeyi erken fark eder ve kendini kurtarır; aynı ölçü kişi için de geçerlidir, çünkü hazırlıklı olan zararı küçük atlatır.
Hayvandan insana doğru aktarılır. Önce at anılır, sonra yiğit; sıra rastgele değildir, tanıdık olandan insana geçilir. Hayvanın davranışı tartışmasız sayıldığı için ölçü orada kurulur, sonra kişiye taşınır. Ters sırada söylenseydi dayanak zayıflardı.