Anlamı
atın doru renkli olanı, kişinin ise gözünü budaktan esirgemeyeni makbuldür.
Detaylı Açıklama
Atasözü iki beğeniyi yan yana koyar: atın doru renkli olanı makbuldür, kişinin ise gözünü budaktan esirgemeyeni. Doru, gövdesi kızıl kahverengi, yelesi ve kuyruğu siyah olan attır; atasözü atlar arasında bu rengi makbul sayar. Deli sözü burada akılla ilgili değildir; tehlike karşısında geri durmayan, atılganlığı ölçüyü aşan kişi anlatılır. Söz bu iki seçimi aynı cümlede birleştirerek beğeninin ölçüsünü verir: at renginden, yiğit ise cesaretinden tanınır. Övgü tonu taşır; kimi zaman birini yüreklendirmek ya da yapılmış bir cesareti onaylamak için söylenir. Hangi işin yapıldığı değil, tehlike karşısında geri durulmamış olması önemsenir. İki yarı da bir seçimi bildirir: hangi at alınır, hangi kişi beğenilir.
Örnek Cümleler
- Korkma, sen de o ekibe gir; atın dorusu, yiğidin delisi.
- Yangına ilk giren çırak oldu, kimse onu tutamadı; atın dorusu, yiğidin delisi.
- Atın dorusu yiğidin delisi, gözünü budaktan esirgemeyen delikanlı bütün köyün saygısını kazandı.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Deli sözü burada övgüdür. Kişinin aklından değil, tehlikeye karşı duruşundan söz edilir: sırasında öne çıkan, çekinmeyen, kendini esirgemeyen kimse kastedilir. Ölçüyü kaçırması da bu sözde kusur sayılmaz.
Her yarıda bir tamlayan ve bir tamlanan bulunur: atın dorusu, yiğidin delisi. Tamlanan bir sıfattan yapılmış addır ve bütünün içinden bir bölüğü ayırır. Yüklem söylenmez; beğenilir sözcüğü okura bırakılmış olur.
Söz iki yerde duyulur: bir işe girmeye çekinen kişiyi cesaretlendirirken ve göze alınmış bir işten sonra, yapanı onaylarken. İkisinde de konuşan kişi geri durmamayı beğendiğini, korkuya kapılmamayı doğru bulduğunu bildirmiş olur.