Anlamı
daha iyi bir yere geçmek için bir durumu veya bir kimseyi araç olarak kullanmak.
Detaylı Açıklama
Atlama taşı, dereyi geçerken üstüne basılan taştır; orada durulmaz, ayak bir an konur ve karşıya geçilir. Deyim bu resmi insan işlerine uygular: daha iyi bir yere geçmek için bir durumu veya bir kimseyi araç olarak kullanmak. Nesnesi iki türlü olur; kişi bir görevi, bir işi, bir okulu atlama taşı yapabileceği gibi bir tanıdığı, bir yakınlığı da aynı biçimde kullanabilir. Kalıpta asıl hedef başka bir yerdedir, bulunulan yer geçicidir. Nesnesi insan olduğunda söz ağırlaşır ve kullanılan kişinin sitemini taşır; nesnesi bir görev ya da imkân olduğunda ise daha çok plan bildirir. Basamak yapmak da bir kişiyi ya da durumu daha yükseğe çıkmak için kullanmayı anlatır; iki kalıp birbirine çok yakındır.
Örnek Cümleler
- Bu görevi daha büyük bir makama geçmek için atlama taşı yaptı.
- Beni atlama taşı yaptı, müdür olduktan sonra bir kez aramadı.
- Şirketi atlama taşı yapmak istediği belliydi, altı ay sonra rakibe geçti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İki türlü olabilir: bir durum ya da bir kimse. Görev, iş, okul, bulunulan makam birinci türe girer; tanıdık, dost, yakınlık ise ikinci türe. İkisinde de bulunulan yer geçici sayılır.
Her zaman değil. Kendi yolunu planlayan biri için söz yalnız hesabı anlatır; ama araç yapılan şey bir insansa, kullanılan tarafın sitemi öne çıkar ve cümle sertleşir. Farkı belirleyen, nesnenin insan olup olmadığıdır.
Ad, dere geçişinden gelir. Suyun içine konan taşa bir an basılır, sonra karşıya geçilir; o taş oturulacak yer değildir. Kalıp bu kısa temastan yola çıkarak bulunulan yerin geçici sayıldığını anlatır.