Anlamı
her şey, durumuna uygun yöntemlerle saklanır.
Detaylı Açıklama
Atasözü iki saklamayı yan yana koyar: peyniri deri saklar, kadını da eşi. Deri tulum peyniri havadan ve sıcaktan korur, bozulmasını önler; söz bu benzetmeyi insana taşır ve her şeyin durumuna uygun yöntemlerle saklandığını bildirir. Vurgu korumanın kendisinde değil, ona uygun yolun seçilmesindedir. Sözün birinci yarısı kadını, kocasının koruması gereken bir varlık gibi anar; bugün bu yaklaşım incitici bulunabilir. Kalıbın genel yargısı ise dar bir alanla sınırlı kalmaz: mal da yiyecek de kendi niteliğine uygun biçimde korunur. Saklama yolları evden eve değişir: kimi yiyeceği kilerde, kimi mahzende, kimi serin bir köşede tutar, kimi de kurutup asar; söz bu çeşitliliği tek bir kurala bağlar.
Örnek Cümleler
- Babaannem zeytinyağını serin kilerde, kuru fasulyeyi bez torbada tutardı; avradı eri saklar, peyniri deri.
- Müzeci eski el yazmalarını nemden uzak, karanlık bir dolaba yerleştirdi; avradı eri saklar, peyniri deri.
- Belgeyi kasada, parayı bankada tutuyor; avradı eri saklar, peyniri deri.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Her şeyin kendi niteliğine uygun bir saklama yolu olduğudur. Peynir deride, tahıl ambarda, para kasada durur; yanlış yerde saklanan şey bozulur ya da kaybolur. Söz usul bilmeyi öğütler.
Yüklem sondadır, cümle kurallıdır; nesnenin özneden önce gelmesi korunacak şeyi öne çıkarır. İkinci yarıda saklar sözcüğü yinelenmez, birinci yarıdan anlaşılır: peyniri deri. Eri ile deri arasındaki ses benzerliği de sözü akılda tutar.
Tuluma basılarak yapılan peynirdir; tulum da bütün olarak yüzülmüş hayvan derisinden yapılan kaptır. Atasözündeki deri bu kabı anar. Peynirin deride saklanması, her şeyin kendine uygun kapta durması gerektiğini gösteren bilinen bir örnek olarak seçilmiştir.