Anlamı
alay umduğunu ele geçirememek:
'Sen avucunu yalarsın! Beni daha fazla rahatsız etme, tamam mı?' -E. Bener.
Detaylı Açıklama
Avucunu yalamak, umduğunu ele geçirememektir. Kalıp boş kalan eli gösterir: içine bir şey konacağı beklenen avuç boş kalmıştır, geriye onu yalamak kalır. Kişi bir şey ummuş, ama umduğu eline geçmemiştir. Para, iş, miras, ödül, sıra, görev gibi beklenen her şey için kurulabilir. Başkasının durumunu anlatırken de kurulur, kendi durumunu anlatan biri de kullanabilir. Umulanın niçin çıkmadığı kalıpta bildirilmez: hesap yanlış da olabilir, başkası önce davranmış da olabilir. Sona kalan dona kalır atasözü de geç kalanın istediğini elde edemeyeceğini söyler; avucunu yalamak ise yalnız sonucu bildirir. Yıllarca bir kadronun açılmasını bekleyip sonunda başkasının atandığını gören bir memurun hâli bu sözle anlatılabilir.
Örnek Cümleler
- Ortaklıktan pay bekliyordu ama avucunu yaladı, eline hiçbir şey geçmedi.
- Başvuruyu son güne bırakınca kontenjan doldu, o da sonunda avucunu yaladı.
- Kendisine büyük bir miras kalacak sanıyordu; borçlar çıkınca avucunu yaladı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
İyelik eki avucun kişinin kendisine ait olduğunu, belirtme eki de onun yalanan nesne olduğunu anlatır. Yalanan başkasının değil, umduğunu bulamayan kişinin kendi avucudur. Kişiye göre ek de değişir: avucumu, avucunu, avuçlarını yaladılar.
Kalıpta gerçek bir hareket anlatılmaz; yalamak fiili burada mecazdır. Söz, umduğunu bulamayan kişiyi abartılı bir görüntüyle anlatır: ortada yiyecek bir şey yoktur, kişi yalnız kendi avucuyla baş başa kalmıştır.
Eli boş dönmek de umduğunu alamadan dönmektir, ama bir yere gidilip gelindiğini de anlatır. Avucunu yalamak için bir yere gitmek gerekmez; bir yakından kalacak ev ya da çekilişten çıkacak araba beklenirken de söz kurulur. İkisinde ortak olan, ele bir şey geçmemesidir.