Anlamı
bir yere gidilmesine veya bir işin yapılmasına engel olmak: Bu çocuk bana ayak bağı oluyor.
Detaylı Açıklama
Ayak bağı olmak, bir yere gidilmesine ya da bir işin yapılmasına engel olmaktır. Kalıpta engel bir bağ gibi düşünülür; bağlı ayak yürüyemez, yürümeyince de iş kalır. Ayak bağı olan kişi de olabilir, yük de: bakılacak bir hasta, ödenmemiş bir borç, üstlenilmiş bir sorumluluk, yanına alınan bir yol arkadaşı. Kötü niyet aranmaz; bağ olan çoğu kez bunu istemeden yapar. Söz yakınma tonuyla duyulur, çünkü gitmek ya da yapmak isteyen taraf olduğu yerde kalmıştır. Kişi kendisi için de kurar: kimseye ayak bağı olmak istemem denir, bu kuruluşta çekinme vardır. Kimin kime bağ olduğu cümlede belirir. Ayak bağı, engelin kendi adı olarak da söylenir: bu iş bana ayak bağı denir.
Örnek Cümleler
- Şehir dışındaki işi kaçırdı; evdeki hasta annesi ayak bağı olmuştu.
- Eski borç ayak bağı oldu, yeni dükkânı bir türlü açamadı.
- Kimseye ayak bağı olmak istemediği için yolculuğa katılmaktan kendisi vazgeçti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Yalnız olmak fiiliyle kurulur; ayak bağı yapmak ya da etmek denmez. Ad ile fiil burada birleşir. Olmak bir duruma girmeyi bildirir, iş yapmayı değil; bu yüzden kalıpta kasıt aranmaz.
Aranmaz. Engel olan taraf bunu çoğu kez isteyerek yapmaz; bakılmaya muhtaç bir yakın da bu duruma düşebilir. Kalıp niyeti değil, ortaya çıkan engeli bildirir ve engeli kimin doğurduğunu tartışmaz.
Yakınma tonuyla söylenir; yola çıkmak isteyen kişi yerinden kımıldayamamıştır. Kendisi için söylediğinde ise çekinme ve özür duyulur; kişi yük olmamak için kenara çekilir, kendisine yapılan çağrıyı geri çevirir.