Anlamı
bir yere hiç uğramamak:
'Tevfik'in kızı, kendi evladı gibi büyüttüğüm çocuk, konağa ayak basmıyor.' -H. E. Adıvar.
Detaylı Açıklama
Ayak basmamak, bir yere hiç uğramamaktır. Kalıp olumsuzdur ve kesin konuşur: ortada seyrek gelmek değil, büsbütün gelmemek vardır. Ayak basmak gelmenin en küçük ölçüsüdür; o da yoksa ortada hiç uğramama vardır. Çoğu cümlede kişi oraya eskiden gider gelirdi, artık gitmemektedir. Uğranmayan yer ev, konak, dükkân, köy ya da bir kurum olabilir; yerin büyüklüğü ölçü değildir. Sözde çoğu kez kırgınlık sezilir: gelmeyen kişi darılmış, küsmüş ya da yolunu ayırmıştır. Kimi zaman karar ve yemin bildirir, bir daha ayak basmam denir; o zaman geleceğe dönük bir söz verilmiş olur. Geniş zaman ve görülen geçmişle kurulur. Gelmeyişin sebebi kalıpta söylenmez; onu cümlenin geri kalanı verir. Olumlu biçimi olan ayak basmak ile karşıtlık kurar.
Örnek Cümleler
- O tartışmadan sonra amcasının evine bir daha hiç ayak basmadı.
- Yıllardır doğduğu köye ayak basmıyor, bayramlarda bile uğrayıp bir bakmıyor.
- Kapıdan kovulduktan sonra o dükkâna bir daha ayak basmayacağına yemin etti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Fiile gelir: basmamak. Ayak sözcüğü yalın kalır, ek almaz. Bu yüzden olumsuzluk gelmenin kendisini değil, ayağın yere değmesini keser. Ölçü, en küçük hareketin bile bulunmamasıdır; bu yüzden söz kesin konuşur.
Yönelme ekli bir tümleç ister: oraya ayak basmadı denir. Tümleç düşerse hangi yerden söz edildiği belirsiz kalır. Yer ev de olabilir, köy de, kurum da; kalıp büyüklüğüne bakmaz.
Uğranabilecek her yer için kurulur: ev, konak, dükkân, köy, okul, bir kurum. Yerin büyüklüğü ölçü değildir; aranan şey kişinin oraya gitmiyor olmasıdır. Hiç gitmemiş de olabilir, gitmeyi sonradan bırakmış da.