Anlamı
bir düşünceyi, bir davranışı sonuna kadar sürdürmek, kendi tutumundan şaşmamak:
'İnek sütü içmemekte hep böyle ayak direyecek misiniz?' -N. Hikmet.
Detaylı Açıklama
Ayak diremek, bir düşünceyi ya da bir davranışı sonuna kadar sürdürmek, kendi tutumundan şaşmamaktır. Benzetme bedenden gelir: ayağını yere sağlam basan kişi itilse de yerinden oynamaz, çekilse de sürüklenmez. Kalıp bu duruşu karara uygular; kişi ikna edilmeye çalışılır, baskı görür, yine de geri adım atmaz. İçinde hem kararlılık hem inatçılık bulunur; hangisinin öne çıkacağı söyleyenin bakışına bağlıdır. Haklı bir direniş için söylendiğinde takdir, gereksiz bir inat için söylendiğinde yergi duyulur. Çoğu kez bir tartışmanın, pazarlığın ya da uzun süren bir anlaşmazlığın içinde geçer. Diretmek, direnmek gibi sözlerle aynı kökten beslenir. Sürerlik bildiren biçimlerle sık kurulur: ayak diriyor, ayak diremekte kararlı denir.
Örnek Cümleler
- Fiyatta ayak diredi, indirim yapmadan malı satmamakta sonuna kadar kararlıydı.
- Bütün aile karşı çıktı ama kızları okuyacak diye ayak diredi.
- Kurul toplantısında ayak direyince karar bir sonraki haftaya ertelenmek zorunda kaldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Almaz; geçişsizdir. Ayak sözcüğü de yalın durur, ayağını diremek denmez. Neye karşı direnildiği yönelme ekli bir tümleçle söylenir; o tümleç düşse de söz yine kurulur. Diretmek biçimi ise tek sözcükle aynı işi görür.
İkisi de olabilir. Direnme yerindeyse beğeni, boşunaysa kınama duyulur. Kalıp bu ayrımı kendisi yapmaz; ayrımı söyleyenin bakışı ile olayın gidişi yapar. Aynı direnme, iki kişinin ağzında iki ayrı yargı alabilir.
Çekişmenin, pazarlığın ve uzayıp giden anlaşmazlıkların içinde geçer: kurul toplantısında, alışverişte, aile kararlarında, mahkeme kapısında. Ortada kendisine karşı çıkılan, ikna edilmeye çalışılan ama tutumundan dönmeyen biri vardır.