Anlamı
birini aldatmak, kandırmak için dalavere çevirmek.
Detaylı Açıklama
Ayak yapmak, birini aldatmak ya da kandırmak için dalavere çevirmektir. Kalıpta yalnız yalan söylemek yoktur; ortada kurulmuş bir düzen, hazırlanmış bir oyun vardır. Kişi karşısındakini inandırmak için bir sahne kurar: rol yapar, sahte belge gösterir, araya adam sokar, kendi aleyhine görünen bir ayrıntıyı bile planına katar. Söz kaba konuşmanın içinde yaşar ve açık bir yergi taşır; yapanı dürüst saymaz. Öznesi dalavereyi çeviren taraftır, nesnesi de aldatılmak istenen kişidir. Alışverişte, bahiste, iş bağlamada ve gündelik çekişmelerde duyulur. Ayak oyunu ile aynı kökten beslenir; orada oyuna gelen taraf, burada oyunu kuran taraf öne çıkar. Argoya yakın durur; ölçünlü dilde yerini dolandırmak, aldatmak, oyun etmek gibi sözlere bırakır.
Örnek Cümleler
- Senet imzalatmak için ayak yapmış, adamı günlerce kapı kapı oyalamış.
- Bana ayak yapma, dün akşam nerede olduğunu çok iyi biliyorum.
- Arabayı ucuza kapatmak için ayak yaptılar, satıcıyı sonunda ikna ettiler.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kurmayı bildirir. Aynı kullanım numara yapmak, rol yapmak ve oyun yapmak sözlerinde de görülür. Hepsinde ortada hazırlanmış bir görüntü vardır; fiil bu hazırlığı cümlenin içine sokar. Etmek biçimiyle de kurulur ve anlam değişmez.
Kaba ve teklifsiz konuşmanın içinde duyulur. Pazarlıkta, bahiste, iş bağlarken ve gündelik atışmalarda geçer; çoğu kez karşıdakini uyarmak için doğrudan yüzüne söylenir, bana ayak yapma denir ve sesin tonu da sertleşir.
Vardır ve açıktır. Kalıp dalavere çevireni dürüst saymaz; yapılan işi beceri değil, hile olarak anar. Kandırılan taraf için ise acıma ya da uyarı tonu duyulur, bazen ikisi bir arada bulunur.