Anlamı
kandırmaya çalışmak, avutmak.
Detaylı Açıklama
Ayak çekmek, kandırmaya çalışmak, avutmaktır. Ortada gerçek bir çözüm değil, karşı tarafı oyalayan bir söz vardır: kişi umutlandırılır, bekletilir, gönlü hoş tutulur. Bu yüzden kalıbın içinde hafif bir aldatma bulunur; söz veren tarafın niyeti sözünü tutmak olmayabilir. Avutma yönü daha yumuşaktır: ağlayan bir çocuk ya da üzülen bir yakın da ayak çekilerek sakinleştirilir. Öznesi kandırmaya çalışan veya avutan kişidir, nesnesi de oyalanan taraftır. Söz halk ağzında yaşar ve çoğu kez oyalandığını anlayan kişinin yakınmasıyla birlikte duyulur. Hangi yönün geçerli olduğunu cümledeki durum belirler: ortada çıkar varsa kandırma, üzüntü varsa avutma öne çıkar. Çoğu kez sürüp giden bir davranışı bildirir: ayak çekiyor, ayak çekip duruyor denir.
Örnek Cümleler
- Parayı yarın veririm diye ayak çekiyor, üç aydır aynı laf.
- Çocuk ağlamasın diye ayak çekti, eline bir şeker tutuşturup avuttu.
- Müşteriyi ayak çekerek günlerce oyalamış, malı çoktan başkasına satıp savmış.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Uzatmayı bildirir. Aynı anlam işi uzatmak ve zamanı çekmek gibi kullanımlarda da vardır. Fiil bir yere doğru çekmeyi değil, süreyi uzatmayı anlatır; kalıp bu ikinci anlamdan doğmuştur.
Geçişlidir; oyalanan kişi nesne olur ve onu ayak çekiyor denir. Nesne söylenmediğinde davranış genel bir huy gibi anlatılmış olur. Öznesi ise sözü veren, oyalayan taraftır; o taraf cümleden hiç düşmez.
Bildirmez. Karşı taraf söze inanıp beklemeye devam edebilir, oyalandığını fark edip yüzüne de vurabilir. Kalıp yalnız oyalama çabasını adlandırır; sonunda ne olduğunu, sözün tutulup tutulmadığını cümlenin devamı söyler.