Deyim

Ayakkabı Vurmak Ne Demek?

Anlamı

ayakkabı ayağı zedelemek, ayağı rahatsız etmek.

Detaylı Açıklama

Ayakkabı vurmak, giyilen ayakkabının ayağı sıkması, sürtmesi, deriyi zedelemesi ve yürümeyi rahatsız edici hale getirmesi anlamında kullanılan çok yaygın bir ifadedir. Günlük hayatta yeni ayakkabılar, sert malzemeler, yanlış numara seçimi ya da uzun yürüyüşler sonucunda sık yaşanan bir durumdur. Deyim görünüşte basit bir rahatsızlığı anlatır ama yaşamın içindeki etkisi büyüktür; çünkü küçük bir ayak yarası bile insanın bütün hareket düzenini bozabilir. Bu nedenle söz, yalnızca fiziksel teması değil, can sıkıcı sürtünmeyi ve katlanması zor bir rahatsızlığı da çağrıştırır. Bazen mecazen de kullanılarak, uyumsuz bir durumun kişiyi sürekli huzursuz etmesi anlatılır. Ancak yerleşik anlamı doğrudan ayak ve ayakkabı ilişkisidir. Ayakkabı vurduğunda insan yürüyüşünü değiştirir, duraklar, yavaşlar ya da günü planladığı gibi sürdüremez. Bu yüzden ifade günlük deneyimin içinden gelen son derece somut bir anlatımdır. Basit ama herkesin hemen anladığı bir sıkıntıyı dile getirir. Bedendeki küçük bir temas hatasının nasıl sürekli rahatsızlık yarattığını anlatması bakımından da oldukça canlıdır.

Örnek Cümleler

  1. Bir baktık ki çoktan ayakkabı vurmuş.
  2. Bu gidişle yakında o da ayakkabı vuruyor diye konuştular.
  3. Ayakkabı vurmasın diye kalın çorap giymiş.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Yeni ayakkabı giyildiğinde, ayakkabı dar geldiğinde veya uzun süre yüründüğünde sık görülür. Bu yüzden ifade günlük deneyimin içinden gelen son derece somut bir anlatımdır.

Temel anlamı fiziksel rahatsızlıktır; bazen mecazen de uyumsuz ve huzursuz eden durumlar için söylenebilir. Bu nedenle söz, yalnızca fiziksel teması değil, can sıkıcı sürtünmeyi ve katlanması zor bir rahatsızlığı da çağrıştırır.

Çünkü hemen herkesin yaşadığı somut bir rahatsızlığı kısa ve doğrudan şekilde anlatır. Günlük hayatta yeni ayakkabılar, sert malzemeler, yanlış numara seçimi ya da uzun yürüyüşler sonucunda sık yaşanan bir durumdur.