Anlamı
ayakkabı ayağı zedelemek, ayağı rahatsız etmek.
Detaylı Açıklama
Ayakkabı vurmak, ayakkabının ayağı zedelemesi, ayağı rahatsız etmesidir. Kalıbın öznesi ayakkabıdır, giyen kişi ise ondan zarar gören taraftır; bu yüzden ayakkabı vurdu denir. Zedelenme çoğu kez topukta, parmak kenarında ya da bilekte olur; kalıp dar veya bolsa, deri sertse vurma başlar. Yeni ayakkabıda sık görülür, uzun yürüyüşte ayak şiştiği için eskisinde de ortaya çıkar. Sonucu kızarıklık, su toplaması ya da açık bir yara olabilir. Söz gündelik konuşmanın içinde yaşar ve doğrudan bir şikâyet bildirir; alışveriş sırasında uyarı olarak da kurulur. Vurmanın ne kadar süreceği, ayakkabının ayağa oturup oturmayacağı kalıpta yer almaz; onu zaman gösterir. Kalıp yalnız ayakkabı için kurulur; ayağı sıkan başka bir giysi için başka sözler kullanılır.
Örnek Cümleler
- Yeni ayakkabı topuğuma vurdu, akşama kadar aksaya aksaya yürümek zorunda kaldım.
- Uzun yürüyüşte ayakkabı vurunca bandı çıkarıp yaranın üstüne özenle yapıştırdı.
- Dar aldığın ayakkabı vurur, bir numara büyüğünü deneyip öyle al.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Dövmeyi değil, sürterek zedelemeyi bildirir. Aynı fiil güneş vurmak ve rüzgâr vurmak sözlerinde de dışarıdan gelen bir etkiyi anlatır. Cansız bir özne alması da bu kullanımın ortak yanıdır.
Yönelme ekli bir tümleç alır: ayağıma vurdu denir. Ek zedelenen yeri gösterir; topuğuma, parmağıma biçiminde daraltılabilir. Tümleç düştüğünde de kalıp kurulur, o zaman ayağın bütünü anlaşılır. Özne ise yine ayakkabının kendisidir.
Deri kızarır, su toplar, kimi zaman yara açılır; yürümeyi güçleştirdiği de olur. Kalıp bunların hangisinin olduğunu kendisi söylemez; yalnız ayakkabının ayağı incittiğini bildirir, gerisini konuşan kişi anlatır.