Anlamı
anlayışsız bir kimseye bir şey anlatmaya çalışmak.
Detaylı Açıklama
Ayıya kaval çalmak, anlayışsız bir kimseye bir şey anlatmaya çalışmaktır. Sahne bellidir: kaval çobanın sazıdır, ayı da onun karşısına çıkan hayvandır; ikisi aynı dağda durur ama biri ötekini duymaz. Söz bu boşa emeği adlandırır. Öznesi anlatmaya çalışan kişidir; anlayışsız sayılan taraf ise kavalın önündeki ayıdır. Sözün öznesi anlatan kişidir; anlamayan taraf yönelme ekiyle gösterilir. İçinde yorgunluk ve alay bulunur; anlatan kişi çoğu kez pes etmiş durumdadır. Ders anlatan, tarif veren, ikna etmeye çalışan herkesin ağzında duyulur. Kalıp çoğu kez bitmiş bir uğraşın ardından kurulur: ayıya kaval çalmışım denir. Anlatılan şeyin sonunda anlaşılıp anlaşılmadığı cümlenin geri kalanında belli olur; kalıp kurulduğunda emek çoktan boşa gitmiş sayılır.
Örnek Cümleler
- İki saat anlattım, ayıya kaval çalmışım; adam yine bildiğini okudu.
- Bu kurula bütçe anlatmak ayıya kaval çalmak, kimse rakamlara bakmıyor.
- Trafik kurallarını ona anlatmaya kalkmak ayıya kaval çalmaktan başka şey değil.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Kaval ince bir sazdır, sesini duymak için kulak vermek gerekir; ayının böyle bir kaygısı yoktur. Söz bu uyumsuzluğu alır ve anlatan ile anlamayan arasındaki boşluğa uygular; emek harcanmış, karşılığı alınmamıştır.
İki tarafı birden anar. Anlatmaya çalışanın çabası boşa gitmiş, karşı tarafın kapısı kapalı kalmıştır. Yergi ağırlıklı olarak dinlemeyene yöneliktir; anlatan için ise acıma ve yorgunluk duyulur, kimi zaman da boşuna uğraştığı söylenir.
Sorulmaz. Bilgisizlik de olabilir, dinlememek de, umursamamak da; kalıp bunlar arasında bir ayrım yapmaz. Ölçü tek şeydir: söylenen söz karşı tarafa geçmemiş, harcanan emek de karşılığını bulmamıştır. Sebep değil, sonuç anılır.