Anlamı
yemek az kişiyle onun dışında kalan işler ise çok kişiyle daha çabuk yapılır.
Detaylı Açıklama
Bu atasözü de yemeğin az kişiyle, geri kalan işlerin çok kişiyle daha çabuk yapıldığını bildirir; ama buyruk kipiyle kurulmuştur. Buyruk kipi sözü bir öğütten bir komuta yaklaştırır; eli sözcüğü çalışanı sayar. Söz doğrudan işi paylaştıran kişiye seslenir ve ona bir ölçü verir. İki yarı da aynı kuruluşu taşır: az eli–aşta, çok eli–işte. Atasözü iş bölümünü baştan kurmayı öğütler, sonradan düzeltmeyi değil. Kazan, toplu yemeğin piştiği büyük kaptır; sözün sahnesi de odur. Söz işi paylaştıran kişiye seslenir ve onun eline bir ölçü bırakır. Aş ile iş arasındaki ayrım sözün bütün ölçüsünü taşır; iki yarı arasında sayı değil, yer değişir. Kaç kişinin nereye düşeceği ise her işin kendi ölçüsüne bırakılır.
Örnek Cümleler
- Az eli aşta gör, çok eli işte gör; ocağın başında ikimiz kalırız, gerisi tarlaya.
- Dedem iş bölümünü yaparken az eli aşta gör, çok eli işte gör derdi hep.
- Düğün evinde herkes ocağa üşüşünce ustabaşı bağırdı: az eli aşta gör, çok eli işte gör.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Koymayı, uygun yere yerleştirmeyi anlatır: kazanın başında birkaç kişi kalsın, geri kalan herkes dışarıdaki işe dağılsın demektir. Buyruk kipinde kurulduğu için söz doğrudan düzeni kuran kişiye seslenir.
Kardeş söyleyiş aynı öğüdü haber kipiyle bildirir; bu biçim ise doğrudan buyurur. Anlam ikisinde de birdir, ayrım yalnız kipte kalır; biri gözlem gibi, öteki emir gibi duyulur.
İş bölümünü işin başında doğru kurmayı öğütler; sonradan toparlamak daha zordur. Kazanın çevresinde kalabalık birbirinin yoluna çıkar, dışarıdaki işte ise her gelen yükü biraz daha hafifletir. Sayıyı işin kendisi belirler.