Anlamı
1) bir işin gerçekleşmesi söz konusuyken gerçekleşmemesi durumunda kullanılan bir söz:
'Zavallıyı az kalsın gırtlağından yakalayıp boğacaktı.' -Y. K. Karaosmanoğlu. 2) bir işin gerçekleşmemesi söz konusuyken gerçekleşmesi durumunda kullanılan bir söz:
'Az kalsın açmadan onu da buruşturup atacaktı.' -O. Aysu.
Detaylı Açıklama
Bu söz, bir işin ya olmak üzereyken olmamasını ya da olmayacakken neredeyse gerçekleşmesini anlatan sınır anları için kullanılır. Temel duygu, gerçekleşmeye çok yaklaşmış olma hâlidir. “Az kaldı” ya da “az kalsın” denildiğinde, olay ile gerçekleşmesi arasındaki mesafe çok incelmiştir. Bazen tehlikenin ucundan dönmek, bazen fırsatı kıl payı kaçırmak, bazen de beklenmeyen bir sonucun eşiğine gelmek anlatılır. Bu yüzden söz hem korku hem şaşkınlık hem rahatlama hem de pişmanlık tonları taşıyabilir. Kullanıldığı bağlam çok geniştir; kaza, kavga, hata, fırsat, söz, karar ve günlük küçük olaylar için doğal biçimde kullanılır. Sözün gücü, yaşanan anın kritik eşikte geçtiğini duyurmasından gelir. Oldu ile olmadı arasındaki ince çizgiyi çok kısa bir yapıyla anlatır.
Örnek Cümleler
- Az kaldı treni kaçırıyorduk.
- Az kaldı düşüyordum, neyse ki tutundum kendimi.
- Az kaldı sınavı kaçırıyorduk, son dakikada yetiştik.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Bir olayın gerçekleşmeye çok yaklaştığı, kıl payı olduğu ya da son anda önlendiği kritik anları anlatır.
Çünkü oldu ile olmadı arasındaki mesafenin çok inceldiğini ve sonucun bir anda değişebileceğini hissettirir. Bu söz, bir işin ya olmak üzereyken olmamasını ya da olmayacakken neredeyse gerçekleşmesini anlatan sınır anları için kullanılır.
Evet, hem tehlikenin ucundan dönme gibi olumsuz hem de fırsatı kaçırmama gibi farklı bağlamlarda kullanılabilir.