Anlamı
olanla yetinmek.
Detaylı Açıklama
Aza çoğa bakmamak, olanla yetinmektir. Kalıp az ile çoğu yan yana anar ve ikisini birden hesaptan düşer; kişi miktara takılmadan eldekiyle yürür. Az ile çok burada sayı değil, beklentiyi karşılayıp karşılamamayı bildirir. Söz para, yiyecek, yer ve yardım gibi sayılabilen her şey için kurulur. Kalıp çoğu kez olumsuz biçimiyle yaşar: aza çoğa bakmadan denir. Kalıbın öznesi eldekine göre davranan kişidir. Az ve çok birlikte anıldığı için kalıp iki yönü birden kapsar. Deyim tek bir ana da, sürüp giden bir tutuma da bağlanabilir. Yetinmek burada boyun eğmek değil, elindekini yeterli saymaktır. Neyin az, neyin çok olduğu söylenmez; ölçüyü kalıp değil, durum belirler.
Örnek Cümleler
- Aza çoğa bakmadan sofrayı kurdu, kim geldiyse buyur edip oturttu.
- Ustası aza çoğa bakmayan biriydi; eline ne verilirse onunla iş çıkarırdı.
- Köyde herkes aza çoğa bakmadan elindekini ortaya koyar, kimse hesap tutmazdı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Aldırmamayı, ölçüp biçmemeyi anlatır. Kişi eline geçen şeyin miktarını tartmaz, hesabını yapmaz; gözü rakamda değildir. Fiil olumsuz kurulduğu için kalıp da yokluğu değil, umursamamayı bildirir. Eldeki az da olabilir, çok da.
İkisi de olabilir. Kimi cümlede kişinin uyum sağlayışı beğenilir, şikâyet etmeden yol alması övülür; kimi cümlede elde başka seçenek kalmadığı sezilir. Hangisinin geçerli olduğunu cümlenin geri kalanı gösterir.
Az görmek eline geçeni yetersiz bulmaktır; aza çoğa bakmamak ise miktarı hiç tartmamaktır. Biri ölçüyü küçük bulur, öteki ölçüyle uğraşmaz. İkisi karşıt uçlarda durur ve aynı cümlede karşılaştırılabilir.