Anlamı
1) eziyet çekmek, üzüntü içinde olmak; 2) ceza görmek.
Detaylı Açıklama
Azap çekmek iki durumu karşılar. Birincisi eziyet çekmek, üzüntü içinde olmaktır; ikincisi ceza görmektir. Kalıbın öznesi acıyı yaşayan kişidir; acıyı veren taraf cümlede ayrıca anılır. Birinci anlamda acının kaynağı içeriden de olabilir, dışarıdan da: pişmanlık, hasret ya da bir haksızlık. İkinci anlamda ortada verilmiş bir ceza vardır ve çekilen şey odur. İki anlam da aynı çekimle kurulur; ayıran şey cümledeki durumdur. Söz uzayan bir durumu bildirir; bir anlık sıkıntı için seyrek kurulur. Kalıp ağır bir sözdür; hafif bir üzüntü için seyrek kurulur. Söz hem gündelik konuşmada hem yazıda geçer. Acının ne kadar sürdüğü kalıpta söylenmez. Kimin ne yüzünden azap çektiği cümlede anlatılır.
Örnek Cümleler
- Söylediği sözler için yıllarca içinden azap çekti, kimseye de anlatmadı.
- Gurbette kalan adam ailesinden uzak azap çekiyor, her mektupta bunu yazıyor.
- Suçu sabit görülünce hapse girdi; orada ne azap çektiğini sonradan anlattı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Azap ağır acı, ıstırap demektir. Çekmek fiili ise ona katlanmayı, onu taşımayı bildirir; aynı fiil acı çekmek, sıkıntı çekmek söyleyişlerinde de geçer. Kişi burada acıyı veren değil, karşılayan taraftır.
Cümledeki duruma bakılır. Ortada verilmiş bir ceza varsa ikinci anlam, kişinin kendi içinde taşıdığı bir sıkıntı varsa birinci anlam geçerlidir. Kalıbın kendisi ikisinde de aynı kalır, değişen yalnız durumdur.
İkisi karşılıklı durur: azap veren acıyı yaşatır, azap çeken ona katlanır. Aynı sözcük iki ayrı fiile bağlanınca olayın iki yanı da adlandırılmış olur. Cümlede çoğu kez yalnız biri geçer.