Deyim

Azap Vermek Ne Demek?

Anlamı

acı çektirmek, üzmek:
'Bu düşünce ona epeyce azap verdi.' -A. Midhat.

Detaylı Açıklama

Azap vermek, acı çektirmek, üzmektir. Azap ağır acı, ıstırap demektir. Vermek fiili burada aktarmayı bildirir; acı bir yerden bir yere geçer. Kalıp iki tarafı birden anar: acıyı veren ve alan. Kalıp hem bilerek yapılan bir eziyeti hem de istenmeden verilen bir sıkıntıyı karşılar. Kalıbın ağırlığı azap sözcüğünden gelir; küçük bir sıkıntı için seyrek kurulur. Söz acıyı ölçmez, yalnız verildiğini bildirir. Söz bir kez için de, sürüp giden bir durum için de kurulur. Kalıp çoğu kez bir anlatının içinde, sebebi verildikten sonra gelir. Gündelik konuşmada da, yazılı metinde de yadırganmaz. Acının kime, ne yüzünden verildiği ve sonunda dinip dinmediği cümlenin geri kalanında anlatılır.

Örnek Cümleler

  1. Bu düşünce ona günlerce azap verdi, geceleri gözünü bile kırpamadı.
  2. Çocuğu saatlerce bekletmek anneye azap veriyordu, durmadan kapıya çıkıp bakıyordu.
  3. Verdiği sözü tutamaması ona uzun süre azap verdi, sonunda özür diledi.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Bir kişi olabileceği gibi bir düşünce, bir haber ya da bir bekleyiş de olabilir. Cansız bir özne sözü zayıflatmaz; pişmanlık da, uzun bir bekleyiş de insana azap verir.

Çoğu kez yönelme ekiyle gösterilir: ona, bana, çocuğa azap verdi denir. Acıyı alan taraf böylece cümlede görünür olur. Ek zorunlu değildir; önceki cümleden belliyse düşebilir: bu düşünce günlerce azap verdi denir de.

Aynı olayın iki yanını adlandırırlar. Azap vermek acıyı yaşatanı, azap çekmek onu taşıyanı anar; biri işi yapanı, öteki karşı tarafı öne çıkarır. Bir cümlede ikisi birden pek geçmez.