Deyim

Azap Vermek Ne Demek?

Anlamı

acı çektirmek, üzmek:
'Bu düşünce ona epeyce azap verdi.' -A. Midhat.

Detaylı Açıklama

Azap vermek, birine acı çektirmek, onu ruhen ya da bedenen rahatsız etmek, sıkıntı ve ıstırap yaşatmak anlamında kullanılan güçlü bir deyimdir. Bu ifade sadece fiziksel eziyeti değil, zihni kemiren düşünceleri, ağır duygusal baskıları ve insanı içten içe yoran hüzünleri de kapsayabilir. Bazen bir kişi başka birine azap verir, bazen bir olay, bir hatıra, bir bekleyiş veya bir pişmanlık insanın kendisine azap verir. Deyimin bu genişliği onu gündelik dilde çok işlevsel kılar. Acının sürekliliği ve derinliği burada önemlidir; hafif can sıkıntısından çok daha yoğun bir rahatsızlık anlatılır. “Azap” kelimesi zaten güçlü dini ve kültürel çağrışımlar taşıdığı için söz de ağır bir duygusal ton alır. Bu yüzden hem aşk acısı, hem vicdan sıkıntısı, hem baskı, hem de eziyet anlatımlarında yer bulabilir. Bir şeyin insana azap vermesi, onun huzurunu bozduğunu ve iç dünyasını sürekli yaraladığını gösterir. Deyim, yalnızca acının varlığını değil, onun yakıcı ve süreklilik taşıyan etkisini öne çıkarır. Bu nedenle Türkçede sıkıntının ağır biçimlerini anlatmak için oldukça etkili bir kalıp olarak yaşar.

Örnek Cümleler

  1. Haberi duyunca herkes azap verdi.
  2. Onu bekletmek bile kadına azap vermeye yetti.
  3. Son olaylardan sonra adam resmen azap verdi.

Kökeni ve Hikayesi

Rivayete göre 'azap' sözcüğü Arapça kökenli olup dini, ahlaki ve edebi metinlerde yüzyıllar boyunca ceza, ıstırap ve ağır acı anlamlarıyla yer almıştır. Bu tarihsel dil birikimi, deyimin bugünkü yoğun duygusal gücünü beslemiştir.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Hayır, ruhsal baskı, vicdan sıkıntısı, keder ve iç huzursuzluğu için de çok sık kullanılır. Bu ifade sadece fiziksel eziyeti değil, zihni kemiren düşünceleri, ağır duygusal baskıları ve insanı içten içe yoran hüzünleri de kapsayabilir.

Çünkü geçici rahatsızlığı değil, derin ve süreklilik gösteren bir ıstırap halini anlatır. “Azap” kelimesi zaten güçlü dini ve kültürel çağrışımlar taşıdığı için söz de ağır bir duygusal ton alır.

Evet, geçmiş bir olay, pişmanlık, endişe veya özlem gibi soyut şeyler de kişiye azap verebilir.