Anlamı
elde imkân varken gezip dolaşmak, dost edinmek gerekir.
Detaylı Açıklama
Atasözü iki imkânı ve iki tanımayı eşler. At varken yol tanınır: binek varken gezilir, yollar öğrenilir, uzak yerler görülür. Ağa varken el tanınır: arkanda duran, kapısı açık biri varken insanlar arasına girilir, dost edinilir. Söylenen şudur: elde imkân varken gezip dolaşmak, dost edinmek gerekir. Sözün arkasında imkânın geçiciliği vardır; at elden gider, ağa gider, o zaman ne yol tanınır ne el. Bu yüzden kalıp bir öğüt gibi kurulur ve gençlere söylenebilir. Tanımak fiili iki yarıda da tekrarlanır; yolun da insanın da ancak gidip görülerek öğrenileceği bildirilmiş olur. İki yarı birbirini tamamlar: biri insanı yola çıkarır, öteki onu insanlar arasına sokar. Sözün istediği şey birikimdir; gezilen yol da tanınan kişi de sonradan işe yarayacak bir sermaye sayılır.
Örnek Cümleler
- Gençken gez, gör, öğren; atın varken yol tanı, ağan varken el tanı.
- Babanın kapısı açıkken çevre edin; atın varken yol tanı, ağan varken el tanı.
- İmkân bugün var yarın yok; atın varken yol tanı, ağan varken el tanı.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Gezip dolaşmak, uzak yerleri görmek ve yolun kendisini öğrenmektir. At varken bu mümkündür; binek elden gittiğinde insan bulunduğu yere bağlı kalır, bu yüzden söz imkân varken yola çıkmayı ister.
İnsanlar arasına girmek, dost edinmek ve tanıdık bir çevre kurmaktır. Arkasında duran biri varken bunu yapmak kolaydır; söz, o kapı açıkken ilişkileri kurmayı öğütler. El sözcüğü burada yabancıyı değil, tanınacak insanları karşılar.
Çünkü at da ağa da geçicidir. Kalıp iki yarısında da aynı şartı koyar: varken. İmkân ortadan kalktığında gezmek de yeni dost edinmek de zorlaşır; öğüt bu yüzden zamanında davranmayı ister.