Anlamı
1) çıban olgunlaşmak; 2) buğday vb. bitkiler başak bağlamaya başlamak, başak oluşmak; 3) gemi, kayık vb.ni döndürmek, çevirmek:
'En sonunda rüzgârların istikametine baş verdi.' -S. F. Abasıyanık. 4) ortaya çıkmak, belirmek:
'Fransızlardan, neler olup bittiğini, neden müttefikler arasında bazı sorunların baş vermiş olduğunu öğrenmeleri isteniyordu.' -A. Kulin.
Detaylı Açıklama
Bu deyim çok anlamlı bir yapıya sahiptir; bağlama göre çıbanın olgunlaşması, buğdayın başak vermesi, gemi veya kayığın yön alması ya da bir olayın ortaya çıkması anlamına gelir. Ortak fikir, bir şeyin belirginleşmesi ve görünür hâle gelmesidir. Bu nedenle hem tarımsal hem denizcilik hem de gündelik soyut kullanım alanı vardır. Sorun baş verebilir, ürün baş verebilir, yara baş verebilir. Bu çok yönlülük, deyimi eski Türkçenin zengin kullanım örneklerinden biri yapar. Anlamın bağlama göre seçilmesi gerekir ama her durumda oluşma ve ortaya çıkma hissi korunur.
Örnek Cümleler
- Herkes fark etti ki çoktan baş vermiş.
- Haberi duyunca herkes baş verdi.
- O kadar zorlandı ki sonunda baş verdi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü tarım, denizcilik, sağlık ve soyut olay anlatımlarında farklı anlamlarla kullanılabilir. Bu deyim çok anlamlı bir yapıya sahiptir; bağlama göre çıbanın olgunlaşması, buğdayın başak vermesi, gemi veya kayığın yön alması ya da bir olayın ortaya çıkması anlamına gelir.
Bir şeyin belirmesi, ortaya çıkması veya yön kazanması ortak noktadır. Ortak fikir, bir şeyin belirginleşmesi ve görünür hâle gelmesidir.
Çünkü hangi anlamın kastedildiği ancak cümlenin konusu ve kullanım alanına göre anlaşılır. Bu nedenle hem tarımsal hem denizcilik hem de gündelik soyut kullanım alanı vardır.