Anlamı
çeliği özel bir biçimde hızla soğutarak daha çok sertleşmesini sağlamak:
'Yaptığı kısacık bıçaklar bile iki kat olur kırılmazdı, çeliğe su vermek sanatının yalnız ona mahsus bir sırrı idi.' -Ö. Seyfettin.
Detaylı Açıklama
Bu deyim, asıl anlamıyla çeliği hızla soğutarak sertleştirmek için yapılan işlemi anlatır. Ancak bunun arkasında yalnız teknik bir işlem değil, ustalık, sabır ve malzemeyi tanıma bilgisi vardır. Bu yüzden demircilik, bıçakçılık ve geleneksel zanaat anlatılarında güçlü bir yer tutar. Sözün etkisi, ham maddenin bilgiyle dayanıklı bir şeye dönüşmesini düşündürmesinden gelir. Bazen mecazen birini zor koşullar içinde pişirip güçlendirmek anlamına da yaklaşabilir. Somut kökeni çok belirgindir. Bu yüzden anlatımı kuvvetli ve sahicidir. Ateşle su arasındaki bu geçiş, emekle olgunlaşma fikrine de kapı açar. Zanaat bilgisi taşıyan deyimlerden olduğu için, hem gerçek hem mecaz anlamda güçlenmeyi anlatırken oldukça etkileyici durur. Ustanın el ayarı bozulursa sonuç da bozulur; bu ayrıntı, deyimin arkasındaki inceliği daha görünür kılar.
Örnek Cümleler
- Bütün mahalle onun çeliğe su verdi konuşuyor.
- Olanları görünce resmen çeliğe su verdi, ne yapsın.
- Dün akşam yine çeliğe su vermiş, kimse şaşırmadı.
Kökeni ve Hikayesi
Deyim, metal işçiliğinde çeliğin istenen sertliğe ulaşması için uygulanan gerçek bir zanaat işleminden doğmuştur. Halk diline ustalık ve dayanıklılık çağrışımıyla yerleşmiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü işlem yalnız teknik değil, zamanlama ve tecrübe gerektiren bir zanaat bilgisidir. Halk diline ustalık ve dayanıklılık çağrışımıyla yerleşmiştir.
Evet. İnsanları zorlu süreçlerle güçlendirmek için mecazen kullanılabilir, ama asıl anlamı zanaatla ilgilidir. Zanaat bilgisi taşıyan deyimlerden olduğu için, hem gerçek hem mecaz anlamda güçlenmeyi anlatırken oldukça etkileyici durur.
Demircilik, bıçakçılık, ustalık hikâyeleri ve el emeği vurgusu taşıyan anlatılarda daha güçlü durur. Bu yüzden demircilik, bıçakçılık ve geleneksel zanaat anlatılarında güçlü bir yer tutar.