Anlamı
birini, herhangi bir amaçla, zorla dağa veya ıssız bir yere götürüp orada tutmak:
'Yalnız Efe'den kimsenin şikâyeti yokmuş. Ne kimseyi dağa kaldırırmış ne de fidye istermiş.' -Ö. Seyfettin.
Detaylı Açıklama
Dağa kaldırmak, birini zorla dağa ya da ıssız bir yere götürüp orada tutmak anlamında kullanılan sert bir deyimdir. Genellikle eşkıyalık, kaçırma, fidye ya da baskı içeren olaylarla ilişkilidir. Bu yüzden sözün içinde yalnız götürme değil, hürriyeti elinden alma ve korkutma anlamı da vardır. Tarihî ve toplumsal anlatılarda, devlet otoritesinin zayıf kaldığı dönemleri ya da silahlı güç gösterisini hatırlatır. Günlük dilde çoğunlukla gerçek anlamına yakın biçimde kullanılır; mecaz anlamı çok sınırlıdır. Deyim duyulduğunda akla hemen zor, tehdit ve dağ başında tutulma gelir. Bu yönüyle sert, karanlık ve olay yüklü bir ifadedir. Deyim, bir kişiyi kanun dışına iten ya da düzenin dışına çıkaran sert toplumsal baskıyı da hissettirir.
Örnek Cümleler
- Eski zamanlarda yol kesen eşkıyalar fidye almak için zengin tüccarları dağa kaldırırlarmış.
- Romanda eşkıya, fidye karşılığında ağanın tek oğlunu dağa kaldırmakla tehdit ediyor.
- Köylüler, civarda hiç kimseyi dağa kaldırmayan adil bir efeden söz ediyordu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada kişinin rızası yoktur. Zorla uzaklaştırma, gözden ırak tutma ve çoğu zaman tehdit altında bırakma anlamları bir aradadır. Bu nedenle söz, salt yer değiştirmeyi değil, açık bir zor kullanımını ifade eder.
Çünkü eski dönemlerde dağ, eşkıya ve silahlı çetelerin sığınağı olarak düşünülürdü. Bu yüzden adam kaçırma, fidye isteme ya da güç gösterisi anlatılırken deyim tarihî romanlarda ve halk hikâyelerinde sık geçer.
Nadiren mecazlaşsa da ağırlıklı olarak gerçek anlam çevresinde kullanılır. Çünkü içerdiği şiddet ve tehdit duygusu çok belirgindir; bu da onu hafif mecazlara kolayca açılmayan bir deyim yapar.