Anlamı
1) eşkıyalık etmek; 2) hükûmete karşı gelmek için dağlara çekilmek.
Detaylı Açıklama
Dağa çıkmak, gerçek anlamıyla dağa yönelmekten öte, eşkıyalık etmek ya da yönetime karşı gelerek dağlara çekilmek anlamında kullanılan köklü bir deyimdir. Bu nedenle söz, sıradan bir yürüyüşü değil, düzenden kopmayı, başkaldırıyı ve kanun dışı bir yaşamı çağrıştırır. Tarih içinde kimi zaman suç, kimi zaman zorunlu kaçış, kimi zaman da siyasal isyan anlatılarında yer almıştır. Deyimin tonu bağlama göre değişir; bazen korku, bazen hayranlık, bazen de eleştiri taşır. Ama ortak nokta, kişinin yerleşik hayattan çıkıp dağla özdeş bir mücadele alanına girmesidir. Türkçede tarihî, siyasal ve folklorik çağrışımı çok güçlü deyimlerden biridir. Bu yüzden söz, yalnız mekân değişimini değil, düzenle bağın kopması ve başka bir hayatın başlamasını da taşır.
Örnek Cümleler
- Toprak davasında haksızlığa uğradığını söyleyip bir gece ansızın dağa çıktı.
- Romanın kahramanı sevdiğini kaybedince çaresizlik içinde dağa çıkıyor ve eşkıya oluyor.
- Eskiler, bazı gençlerin öfkeyle dağa çıkması yerine akıl danışması gerektiğini söylerdi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü deyimleşmiş kullanımında fiziksel yönelmeden çok toplumsal ve siyasal bir kopuş anlatılır. Kişi sadece mekân değiştirmez; kanunla, düzenle ya da yerleşik hayatla arasına mesafe koyar.
Tarihî romanlarda, halk hikâyelerinde, eşkıyalık anlatılarında ve siyasal çatışma metinlerinde daha sık karşımıza çıkar. Bunun nedeni dağın, saklanma ve başkaldırı mekânı olarak güçlü bir sembol oluşudur.
Dağa çıkmak kişinin kendisinin dağa yönelmesini anlatır; dağa kaldırmak ise bir başkasının zorla götürülmesini. Biri özne merkezli bir kopuş, diğeri mağduriyet ve zor kullanımı taşıyan bir eylemdir.