Anlamı
eşkıya dahi olsan insafı elden bırakma.
Detaylı Açıklama
Dağda gez belde gez, insafı elden bırakma atasözü, insan nerede olursa olsun, hangi şartta yaşarsa yaşasın adaleti, ölçüyü ve vicdanı kaybetmemesi gerektiğini anlatır. Söz, özellikle zor, sert ve kanunsuz sayılabilecek ortamlarda bile insafın korunmasının değerini vurgular. Dağ, tehlikeyi ve başıboşluğu; belde ise yerleşik hayatı simgeler. Atasözü bu iki alanı birleştirerek “şart ne olursa olsun merhamet ve ölçü elden gitmemeli” der. Bu yüzden yalnız eşkıyalık çağrışımı değil, genel bir ahlak öğüdü de taşır. İnsan güç sahibi olduğunda, zor durumda kaldığında ya da öfkeye kapıldığında insafını kaybetmeye daha meyilli olabilir. Söz tam da bu anda denge ve vicdan çağrısı yapar. Söz, hangi çevreye girilirse girilsin insanı ayakta tutan esas ölçünün vicdan ve insaf olduğunu hatırlatır.
Örnek Cümleler
- Dedem her fırsatta dağda gez belde gez, insafı elden bırakma diyerek bizi uyarırdı.
- Sert pazarlık yaparken bile dağda gez belde gez, insafı elden bırakma sözünü aklından çıkarmadı.
- Güç eline geçti diye kimseyi ezme, dağda gez belde gez, insafı elden bırakma dedi hocası.
Diğer Atasözleri ve Deyimler
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü insaf, güç kullanırken ölçüyü koruyan temel duygudur. İnsan nerede ve hangi şartta bulunursa bulunsun, başkasının hakkını gözetmesini sağlayan şey bu vicdan duygusudur. Böylece insanın hangi çevreye girerse girsin kendini ölçü ve adaletle sınırlaması gerektiği öğütlenir.
Dağ düzensizliği ve sertliği, belde ise yerleşik hayatı temsil eder. Atasözü ikisini yan yana getirerek, ortam değişse bile ahlaki ölçünün değişmemesi gerektiğini anlatır. Böylece mekân değişse bile insanı insan yapan ölçünün değişmemesi gerektiği vurgulanır.
İş hayatında yetki kullanırken, tartışmalarda, ticarette, aile ilişkilerinde ve sosyal medyada bile uygulanabilir. Nerede olursan ol, elindeki güç ya da öfke seni insaftan uzaklaştırmamalıdır. Sözün bugün de canlı kalmasının nedeni, güç ve öfkenin her çağda insanı ölçüsüzleştirebilmesidir.