Anlamı
birinin güç durumundan yararlanmak.
Detaylı Açıklama
Dara boğmak, birini zaten sıkışık olduğu bir durumda daha da zorlamak, onun güçsüzlüğünden yararlanmak anlamında kullanılır. Burada yalnız baskı yapmak değil, karşı tarafın elverişsiz hâlini fırsata çevirmek vardır. Bu yüzden sözde belirgin bir ahlaki eleştiri bulunur. Borçlusunu köşeye sıkıştıran alacaklı, zor gün geçiren çalışanı fazla yük altında bırakan yönetici ya da zayıf anı kollayan herhangi biri için kullanılabilir. Deyim, güç dengesizliğini görünür kılar. Karşı taraf zaten rahat değildir; bir de üstüne yük bindirilmiştir. Bu yüzden ifade yalnız zorluk değil, insafsızlık çağrışımı da taşır. Gündelik dilde hem maddi hem manevi sıkıştırma durumları için son derece uygundur. Deyimin baskısı, kişiye nefes alacak boşluk bırakmayan yoğunluk hissinden beslenir.
Örnek Cümleler
- Adamın zaten işi bozulmuşken üstüne bir de para isteyerek onu dara boğdular.
- Yeni işe başlayanları gereksiz evrak ve prosedürlerle dara boğdular, kimse çalışamadı.
- Mahkemesi süren insanı bu kadar soruyla dara boğmanın anlamı yoktu.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü deyimde baskı rastgele yapılmaz; kişi zaten güç durumdayken üstüne gidilir. Bu da davranışı sıradan sertlikten çıkarıp karşı tarafın zayıflığını kollayan bir fırsatçılığa dönüştürür. Böylece karşı tarafın rahat düşünme ve davranma imkânı da elinden alınmış olur.
Maddi sıkışıklıkta çok doğal durur ama onunla sınırlı değildir. İnsan duygusal, hukuki, ailevi ya da iş kaynaklı baskı altında da dara boğulabilir. Ortak nokta, çıkış alanının iyice daraltılmasıdır.
Dara boğmak daha çok kişiyi ağır baskı altına alma anlamı taşır. Dara getirmek ise işi aceleye ve sıkışık zamana sıkıştırmayı öne çıkarır. Biri insanı köşeye sıkıştırır, diğeri süreci daraltır.