Anlamı
1) aceleye gelmek; 2) mecbur olmak.
Detaylı Açıklama
Dara gelmek, bir işin aceleye sıkışması ya da kişinin mecbur bir durumda kalması anlamında kullanılan çok yönlü bir deyimdir. Bazen zamanın darlığını anlatır, bazen de seçeneklerin tükenmesi yüzünden istemeden bir şeye razı olmayı. Bu yüzden söz hem süreç hem insan üstünde işler. İşler dara gelince kararlar hızlı verilir, hatalar artar, düşünme payı azalır. İnsan dara gelince de elindeki imkânlar daralır ve istemediği kapılara bile yönelmek zorunda kalabilir. Deyim, sıkışmışlık hissini kısa ama güçlü biçimde verir. Günlük dilde, iş hayatında, pazarlıkta ve aile içinde çok doğal karşılığı vardır. Özellikle zaman baskısı ile mecburiyetin birleştiği anları iyi taşır. Böylece rahat görünen bir düzenin bir anda sıkışmaya dönüşebileceğini de sezdirir.
Örnek Cümleler
- Dosya son güne kalınca iş iyice dara geldi ve herkes panik içinde çalıştı.
- Parası tamamen tükenince mecburen dara gelip yılların eski arabasını satmak zorunda kaldı.
- Bu kararı şimdi aceleyle verirsek konu dara gelmiş olacak diye uyardı yönetici.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü sözün merkezinde alanın daralması vardır. Kimi zaman süre kısalır, kimi zaman seçenek azalır. Her iki durumda da kişi rahat hareket edemez ve baskı altında karar vermek zorunda kalır.
Özellikle son ana bırakılan işler, geciken teslimler, sıkışan bütçeler ve plansız yürüyen süreçlerde çok duyulur. Çünkü böyle yerlerde hem zaman azalır hem de insanlar mecburiyet içinde hareket etmeye başlar.
Dara gelmek daha çok sıkışma ve mecburiyet durumunu anlatır. Dar gelmek ise bir ortamın kişiye bunaltıcı ve huzursuz hissettirmesini öne çıkarır. Biri koşulların baskısı, diğeri hissedilen bunalmadır.