Anlamı
konudan uzak düşmek, konuyla ilgilenememek.
Detaylı Açıklama
Devre dışı kalmak, bir konudan uzak düşmek, bir sürecin dışında kalmak ya da artık işleyemez duruma gelmek anlamında kullanılan çağdaş ve çok işlevli bir deyimdir. Teknik kökenli gibi görünse de gündelik dilde oldukça yaygınlaşmıştır. Bir insan tartışmanın dışında bırakıldığında, bir kurum etkisiz hâle geldiğinde ya da bir araç çalışmaz olduğunda bu söz kullanılabilir. Bu geniş kullanım alanı deyimi güçlü kılar. İçinde edilgenlik ve dışlanmışlık hissi de bulunabilir; çünkü devre dışı kalan unsur artık merkezde değildir. Bazen zorunlu bir teknik arıza, bazen bilinçli bir dışlama, bazen de ilgisizlik sonucu ortaya çıkar. Günümüz konuşma dilinde hem mecaz hem gerçek anlamı rahatça taşıyan, modern işleyiş duygusunu iyi veren yerleşik bir ifadedir.
Örnek Cümleler
- Toplantıda kimse ona söz vermeyince tamamen devre dışı kalıp sessizce oturdu.
- Bir arıza yüzünden bütün sistemin yarısı saatlerce devre dışı kaldı.
- Süreç hızlanıp yeni ekip gelince eski kadro yavaş yavaş devre dışı kaldı.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü 'devre' fikri hem çalışan sistemleri hem de işleyen ilişkileri kapsar. Bir unsur işleyişten çıkınca ister makine ister insan olsun aynı anlatım kurulabilir. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.
Hayır, bazen teknik arıza ya da doğal süreç sonucu olur; bazen de bilinçli olarak dışarıda bırakılma anlamı taşır. Bağlam hangi yönün öne çıkacağını belirler. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.
Etkisizlik, dışlanmışlık, işlev kaybı ve geri planda kalma tonları taşıyabilir. Özellikle insanlar için kullanıldığında psikolojik yönü daha belirginleşir. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.