Anlamı
konudan uzaklaştırmak, ilgilenmemesini sağlamak:
'Özellikle torununun boşanmasında onu devre dışı tutmuşlardı.' -A. Kulin.
Detaylı Açıklama
Devre dışı tutmak, bir kişiyi, kurumu, aracı ya da unsuru bilinçli olarak bir sürecin dışında bırakmak, işin içine katmamak anlamında kullanılan çağdaş bir deyimdir. Devre dışı kalmaktan farklı olarak burada aktif bir karar ve müdahale vardır. Yani biri ya da bir şey kendiliğinden dışarı düşmez; dışarıda tutulur. Bu nedenle söz kimi zaman stratejik tercih, kimi zaman dışlama, kimi zaman da güvenlik önlemi anlamı taşır. Bir kişi aile meselesinden devre dışı tutulabilir, bir cihaz güvenlik için devre dışı tutulabilir, bir aktör pazarlık sürecine dahil edilmeyebilir. Deyim, modern kurumsal ve toplumsal ilişkileri anlatmakta çok işlevseldir. Sürecin merkezine kimin alınacağına dair güç ilişkisini açık biçimde hissettirir.
Örnek Cümleler
- Kararın hassas ayrıntılarında onu bilinçli olarak özellikle devre dışı tuttular.
- Güvenlik gerekçesiyle eski ve riskli bazı sistemleri tamamen devre dışı tuttular.
- Aile büyüklerini üzmemek için meseleyi bir süre devre dışı tutmak istediler.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü birini devre dışı tutmak, merkeze kimin dahil olacağına karar verme yetkisi gerektirir. Bu da doğrudan kontrol ve öncelik meselesine işaret eder. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.
Hayır, bazen koruma, güvenlik veya süreç yönetimi için yapılabilir. Ancak bağlama göre dışlama ve görmezden gelme anlamı da kazanabilir. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.
Çünkü modern hayat süreçler, sistemler ve roller üzerinden işler. Bir unsurun bilinçli biçimde dışarıda bırakılmasını anlatmak için çok uygun ve pratik bir kalıptır. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.