Anlamı
araştırmak, sorup öğrenmek:
'Dibini kurcalıyorsun, ... birkaç merkez dışında Ege üreticisi çoğunluk küçük çiftçi, orta çiftçi!' -A. İlhan.
Detaylı Açıklama
Dibini kurcalamak, bir işin, sözün ya da olayın görünen yüzüyle yetinmeyip ayrıntısına inmek, araştırmak, soruşturmak ve en alt nedenlerini öğrenmeye çalışmak anlamında kullanılan bir deyimdir. Kurcalamak fiili burada merak, ısrar ve didikleme duygusu taşır. Bu yüzden deyim bazen olumlu anlamda dikkatli araştırmayı, bazen de gereğinden fazla eşelemeyi anlatabilir. Kişi bir meselenin dibini kurcaladığında yüzey bilgiyi yeterli bulmaz; arka planı, gizli tarafı ve asıl sebebi öğrenmek ister. Gündelik dilde gazetecilikten aile meselelerine kadar çok geniş kullanım alanı vardır. Ayrıntı merakını ve peşini bırakmayan araştırma eğilimini güçlü biçimde gösterir. Görünenin ardına geçme isteğini canlı bir Türkçe kalıpla anlatır. Deyim, bir işin yüzeyde kalan kısmıyla yetinmeyip dipte gizlenen nedeni aramayı anlattığı için araştırıcı bir ton taşır.
Örnek Cümleler
- Bu işin dibini iyice kurcalamadan asla içim rahat etmeyecek dedi.
- Meseleyi bıkmadan usanmadan ısrarla ve inatla dibini kurcalaya kurcalaya sonunda çözdü.
- Herkes sustu ama o olayın dibini kurcalamaktan bir türlü vazgeçmedi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü bir yandan dikkatli araştırma ve merak taşır, öte yandan gereğinden fazla eşeleme hissi de yaratabilir. Bağlam, bunun inceleme mi takıntı mı olduğunu belirler. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.
Derine inmek daha sistemli ve düşünsel bir araştırma izlenimi verir; dibini kurcalamak ise daha gündelik, daha didikleyici ve bazen daha ısrarlı bir ton taşır. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.
Şüpheli olaylar, aile sırları, gazetecilik, dedikodu ve karmaşık ilişkiler alanında doğal durur. Çünkü bu alanlarda görünen ile gerçek çoğu zaman farklı olabilir. Bu yüzden söz, gündelik dilde yalnız durumu adlandırmaz; ilişkiyi, gerilimi ve sonucun nasıl hissedildiğini de birlikte düşündürür.