Deyim

Duman Vermek Ne Demek?

Anlamı

1) çok duman çıkarmak; 2) mec. ortalığı karıştırmak:
'Sonra sen gazetende istediğin gibi ver dumanı.' -A. İlhan.

Detaylı Açıklama

Duman vermek, gerçek anlamda çok duman çıkarmak; mecaz anlamda ise ortalığı karıştırmak, karşı tarafı bunaltmak ya da sert biçimde bastırmak anlamında kullanılan bir deyimdir. Bu iki anlamın ortak yönü, görünürlüğü bozmak ve rahatlığı kaçırmaktır. Gerçek duman görüşü kapatır; mecaz anlamdaki duman da zihni ve ortamı karıştırır. Bu yüzden ifade bazen teknik ve fiziksel, bazen de çok hareketli bir konuşma diline ait olur. Gündelik dilde özellikle kavgacı, sert, üstten bakan ve karşısındakine rahat vermeyen tavırlar için duyulabilir. Kısacası duman vermek, bir ortamı ya gerçek ya mecaz anlamda boğucu ve karışık hâle getiren etkiyi anlatan canlı bir deyimdir. Bu nedenle söz, yalnız karışıklığı değil karışıklığın yarattığı baskı ve huzursuzluğu da içinde taşır.

Örnek Cümleler

  1. Egzozu bozuk olan eski araba her çalıştığında bütün sokağa duman verdi.
  2. Müdür toplantıda öyle bir duman verdi ki kimse başını kaldıramadı.
  3. Gazetede onun hakkında asılsız haberler yazıp yine duman vermeye çalıştı.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Gerçek duman ortamı görünmez ve rahatsız kılar; mecaz anlamda da söz ya da tavır aynı etkiyi yaratır. Yani ortak nokta bunaltmak ve karıştırmaktır. Bu ortaklık, kelimeyi hem somut hem mecaz kullanımda canlı tutar.

Duman attırmak rakibi geride bırakma ve ezme tonunu taşır. Duman vermek ise daha çok bunaltma, karıştırma ve baskı kurma etkisine odaklanır. Yani biri sonuçta, öteki süreçte yaratılan baskıyı öne çıkarır.

Çünkü ifade ortamı bozmayı, karşı tarafın rahatını kaçırmayı ve dengeyi sarsmayı çağrıştırır. Bu sertlik yüzünden söz, çoğu zaman şikâyet ya da gözdağı tonuyla duyulur.