Anlamı
1) alkışlamak, tempo tutmak:
'Bir köylü oturduğu yerde cura çalıyor, birkaç delikanlı etrafında el çırparak ayak vurarak türkü söylüyorlardı.' -R. N. Güntekin. 2) birini çağırmak için ellerini birbirine vurmak.
Detaylı Açıklama
El çırpmak deyimi, en yaygın anlamıyla alkışlamak, tempo tutmak ve bir hareketi coşkuyla desteklemek demektir. Bunun yanında birini uzaktan çağırmak için elleri birbirine vurma anlamı da taşır. Her iki kullanımda da ortak olan şey, ellerin sesiyle dikkat toplamak ve çevrede bir hareket yaratmaktır. Müzik, oyun, eğlence ve kutlama ortamlarında neşeli bir anlam kazanırken; çağırma anlamında daha pratik ve işlevsel bir kullanıma sahiptir. Söz bu yüzden hem duygusal coşkuyu hem de gündelik iletişimin sesli yönünü tek harekette birleştirir. Ayrıca toplu ortamlarda ortak heyecanın görünür işaretlerinden biri hâline gelir. Kısacası el çırpmak, sesli bir beden hareketi üzerinden hem sevinci hem de çağrıyı ifade edebilen canlı bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Türkü başlayınca herkes ritme uyup el çırpmaya başladı düğün yerinde.
- Uzaktaki çocuklara ses yetmeyince onları el çırparak yanına çağırdı hemen.
- Sahnedeki oyunu o kadar beğendiler ki dakikalarca el çırpıp durdular.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü iki anlam da aynı bedensel harekete dayanır. Ellerden çıkan ses bazen coşkuyu, bazen de uzaktakinin dikkatini çekme amacını karşılar; hareket değişmez, niyet değişir belirgin biçimde.
Günümüzde alkışlama ve ritim tutma anlamı daha yaygındır. Çağırma anlamı ise daha dar çevrelerde ve pratik durumlarda duyulur; bu yüzden ilk anlam daha çabuk akla gelir.
Çoğu kez canlı, sesli ve hareketli bir hava taşır. İnsanların ortak heyecanı ya da dikkat çekme isteği bu deyimde kolayca duyulur ve ortama hareket katar.