Anlamı
bir şeyi veya bir kimseyi birine veya bir yere bir süreliğine bırakmak:
'Çocuğu annesine emanet etmeyecek, kendisi bakacaktır.' -A. Kutlu.
Detaylı Açıklama
Emanet bırakmak deyimi, bir şeyi ya da bir kimseyi bir başkasına belli bir süreliğine güvenerek teslim etmek anlamında kullanılır. Burada emanetin merkezinde geçicilik kadar güven ilişkisi de vardır. Bir çocuk, bir eşya, bir dosya ya da para emanet bırakılabilir; önemli olan, geri alınacağı varsayımıyla karşı tarafa teslim edilmiş olmasıdır. Bu yüzden deyim, sorumluluğun geçici devrini anlatır. Aynı zamanda emanet bırakmak, teslim edilen şeyin yalnız korunmasını değil zarar görmeden ve eksiksiz biçimde geri verilmesini de ima eder. Bu nedenle söz, çoğu zaman güvenilirlik ve sorumluluk duygusunu birlikte düşündürür. Kısacası emanet bırakmak, koruma ve geri verme beklentisi içinde bir şeyi güvenilir görülen birine geçici olarak teslim etmeyi anlatan yerleşik bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Toplantıya girerken çocuğu annesine emanet bırakıp içeri rahatça geçti sonunda.
- Pasaportu kasaya emanet bıraktı, çünkü şehir dışında kaybetmekten çekiniyordu.
- Komşuya anahtarı emanet bıraktı, bu mahallede hâlâ doğal bir güven göstergesiydi.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü emanet yalnız verme değil, geri alınacağına inanarak teslim etme işidir. Bu nedenle emanet bırakmak doğrudan güven ilişkisini çok daha görünür biçimde kılar açıkça burada.
Hayır, çocuk, hasta ya da korunması gereken başka sorumluluklar için de kullanılır. Ortak nokta, belirli bir süreyle başkasına bilinçli biçimde emanet bırakılmış olmaktır açıkça burada.
Evet, ikisi de emanet olmanın getirdiği sınırlılığı düşündürür. Biri bırakma ve teslim etme tarafını, öteki ise emanetle uzun süre iş yürütmenin açık zorluğunu anlatır açıkça.