Anlamı
birine bir işi yaptırmak için sürekli baskı altında bulundurmak.
Detaylı Açıklama
"Ensesine binmek" deyimi, birine bir işi yaptırmak için sürekli baskı yapmak, peşini bırakmamak ve onu devamlı sıkıştırmak anlamında kullanılır. Bu sözde fiziksel yakınlık imgesi vardır; kişi sanki ötekinin tam arkasına geçip ona rahat alan bırakmamaktadır. Bu yüzden ifade hem denetimi hem de bunaltıcı ısrarı birlikte hissettirir. Çoğu zaman borç tahsili, iş takibi, ders çalıştırma veya sorumluluğunu yerine getirmeyen birini harekete geçirme durumlarında geçer. Deyimin sertliği, baskının yalnız sözle değil sürekli varlık göstererek kurulmasını da anlatmasından gelir. Böylece kişi, bir işi yapmaya zorlanırken aynı zamanda psikolojik olarak kuşatılmış hisseder. Kısacası ensesine binmek, birinin üzerine sürekli giderek ona huzur vermemeyi ve işi tamamlayana kadar baskıyı sürdürmeyi anlatan sert bir deyimdir.
Örnek Cümleler
- Alacağını almak isteyen adam günlerdir esnafın ensesine bindi.
- Müdür, rapor bitene kadar memurun ensesine binmesi gerektiğini açıkça söyledi.
- Sınav yaklaşınca aile büyükleri çocuğun ensesine bindi, destek vermek yerine baskı yaptılar.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Baskının sürekliliğini ve yakınlığını öne çıkarır. Kişi yalnızca uyarılmaz; adeta peşi bırakılmayarak sürekli ve yakından harekete zorlanır burada açıkça durmadan sürekli olarak iyice hep artık.
Genellikle olumsuz tınlar çünkü bunaltıcı bir takip içerir. Ancak bazen işin yapılması için gerekli sert takibi anlatırken daha nötr biçimde de kullanılabilir yine burada elbette.
İki deyim de sürekli baskıyı anlatır. Ensesine binmek takip ve yük olma duygusunu, ensesinde boza pişirmek ise bunaltı ve rahatsızlığı biraz daha abartılı biçimde öne çıkarır.