Anlamı
1) bir yerin her yanını iyice bilmek:
'Buraların altını ezbere bilirim, ezbere.' -S. F. Abasıyanık. 2) bir şeyin bütün niteliklerini çok iyi öğrenmiş olmak:
'Yolun neresi kayalık, neresi kumsal hep ezbere bilirdi.' -Halikarnas Balıkçısı.
Detaylı Açıklama
"Ezbere bilmek" deyimi, bir yerin ayrıntılarını ya da bir konunun bütün niteliklerini çok iyi öğrenmiş ve akılda tutmuş olmak anlamında kullanılır. Bu bilgi yalnız yüzeysel tanıma değil, neredeyse harita gibi ayrıntılı hâkimiyete işaret eder. İnsan bir sokağı, bir metni, bir görevi ya da bir insanın alışkanlıklarını ezbere bilebilir. Deyim bu yüzden hem mekân hem bilgi hem deneyim alanlarında rahatlıkla kullanılır. Kısacası ezbere bilmek, bir şey üzerinde o kadar çok durmuş olmak ki artık ayrıntıları düşünmeden hatırlayacak seviyeye gelmek demektir.
Örnek Cümleler
- Rehber, eski kentin sokaklarını ezbere bildiği için haritaya hiç bakmadı.
- Yılların muhasebecisi dosyaların yerini ve içeriğini neredeyse ezbere biliyordu.
- Annesi çocuğunun hangi söze nasıl tepki vereceğini ezbere bilir hâle gelmişti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü belleğe yerleşen şey yalnız metin değil, mekân, alışkanlık, yol ve düzen de olabilir. Deyim her tür ayrıntılı hâkimiyet için kullanılabilir.
Çoğu zaman tekrar eden deneyim, ayrıntıları doğal biçimde belleğe yerleştirir. Bu yüzden söz yalnız çalışmayı değil, uzun süreli iç içe oluşu da anlatır.
Ezber etmek daha çok öğrenme sürecini, ezbere bilmek ise artık yerleşmiş ve doğal hâle gelmiş hâkimiyeti anlatır. Biri süreç, diğeri sonuç gibidir.