Anlamı
varsaymak:
'Bu bir nevi başkasını yok farz etmek ve sonunda küçümsemek değil midir?' -C. Meriç.
Detaylı Açıklama
Farz etmek, bir şeyi gerçekmiş gibi düşünmek, varsaymak ve değerlendirmeyi bu kabule göre kurmak demektir. Kaynak cümelde görüldüğü gibi bazen bir kişiyi yok farz etmek, onu görmezden gelmek ya da hesaba katmamak anlamını da güçlü biçimde taşıyabilir. Bu yüzden söz yalnız mantıksal varsayım değil, bakış açısını belirleyen zihinsel bir çerçeve kurar. Gündelik konuşmadan felsefeye, edebiyattan hukukî değerlendirmelere kadar geniş bir kullanım alanı vardır. Deyimin etkisi, gerçeklikle henüz doğrulanmamış bir ihtimali geçici olarak esas kabul etmesinde yatar. Böylece düşünme, tartışma ve hüküm verme süreçlerinde temel bir zihinsel araç hâline gelir. Varsayımı düşüncenin merkezine alan güçlü bir kullanım değerine sahiptir. Karar verirken görünmeyen ihtimalleri tartışmaya açan işlevsel bir ifade gücü taşır.
Örnek Cümleler
- Bir an için bunun doğru olduğunu farz etmek, çözümü o yönden aramayı kolaylaştırdı dedi.
- Onu hiç yok saymak yerine yok farz etmek de sorunu bütünüyle görünmez kılmadı elbette.
- Şartların değişmediğini farz etmek, eski plan üzerinden konuşmayı bir süre daha sürdürttü.
Kökeni ve Hikayesi
Arapça kökenli "farz" kelimesi, kesin kabul ve zorunlu varsayım düşüncesiyle Türkçedeki bu kullanımın temelini oluşturur.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü burada kişi bir ihtimali geçici olarak doğru kabul eder ve düşüncesini onun üzerine kurar. Tahmin ise bu kadar açık bir varsayım zemini kurmayabilir. Düşünce deneyi de böyle kurulur.
Bu kullanım, bir kişiyi ya da unsuru bilinçli biçimde hesaptan düşürmeyi vurgular. Böylece zihinsel varsayım, toplumsal dışlama anlamı da kazanabilir ve ifadenin sertliği tam bu noktada hissedilir.
Farz etmek etken yapıdır; varsayan özne bellidir. Farz olunmak ise aynı işlemin edilgen biçimde nesne veya kişi üzerinden kurulmasını anlatır; odak artık varsayımı kuranda değil, varsayılanda toplanır.