Anlamı
yapılması kaçınılmaz olmak: Bunun üzerine, işe bir son vermek farz oldu.
Detaylı Açıklama
Farz olmak, bir işin yapılmasının artık kaçınılmaz hâle gelmesi, başka çıkar yol kalmaması ve zorunluluk duygusunun ağır basması anlamında kullanılır. Buradaki zorunluluk yalnız dinî bir içerik taşımaz; günlük dilde mecburiyet, kaçınılmazlık ve şartların baskısı anlamında da canlı biçimde yaşar. Kaynak cümlede olduğu gibi bir işe son vermek ya da bir adım atmak artık ertelenemez olduğunda bu deyim devreye girer. Deyimin etkisi, kararı isteğe değil zorunlu sonuca bağlamasındadır. Böylece kişi seçtiği için değil, şartlar öyle gerektirdiği için hareket eder. Bu yönüyle söz, ağır ve kesin bir karar havası taşır. Kaçınılmaz sonucun insan üzerinde kurduğu baskıyı da güçlü biçimde sezdirir. Böyle anlarda söz, kararın artık ertelenemez olduğunu da açıkça bildirir.
Örnek Cümleler
- Masraflar büyüyünce bu işe son vermek artık farz oldu.
- Ortaya çıkan belgelerden sonra konuyu yeniden açmak farz olmuştu.
- Yangın yayılınca binayı hemen boşaltmak herkes için farz oldu.
Kökeni ve Hikayesi
Arapça kökenli "farz" kelimesi zorunluluk ve yükümlülük düşüncesini taşır; deyimde bu anlam gündelik mecburiyet yönünde genişlemiştir.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü karar, isteğe bağlı bir seçenek gibi sunulmaz. Şartlar kişiyi öyle bir noktaya getirir ki başka türlü davranmak neredeyse mümkün görünmez ve deyimin sertliği de buradan doğar.
Evet, çok sık kullanılır. İnsanlar bir işin ertelenemez ve kaçınılmaz hâle geldiğini söylemek için bu ifadeyi mecaz ağırlıklı biçimde kullanabilir; böylece zorunluluğu daha çarpıcı anlatırlar.
Farz etmek zihinsel bir varsayım kurar. Farz olmak ise şartların dayattığı bir zorunluluğu ve yapılması gereken kaçınılmaz adımı anlatır; biri düşünceyi, öteki mecburiyeti öne çıkarır.