Deyim

Farz Olunmak Ne Demek?

Anlamı

varsayılmak:
'Vapurun kahvecisi Kefalonyalı denilen ve kötü bir insan farz olunan biriydi.' -Y. K. Beyatlı.

Detaylı Açıklama

Farz olunmak, bir kişi, nesne ya da durumun varsayım konusu yapılarak gerçekmiş gibi kabul edilmesi anlamına gelir. Bu deyimde düşünce etken değil edilgen yapı üzerinden kurulur; yani varsayan özne geri planda kalır, varsayılan unsur öne çıkar. Kaynak cümelde bir kişinin kötü insan farz olunması örneğinde olduğu gibi, toplumsal yargı ve peşin hüküm boyutu da güçlü biçimde görülebilir. Bu yüzden söz yalnız soyut mantıksal kabule değil, başkaları tarafından belirli bir kalıba yerleştirilme hâline de işaret eder. Edebî dilde, düşünce yazılarında ve daha resmî anlatımda doğal biçimde kullanılır. Söze mesafe ve değerlendirme tonu katan bir yapısı vardır. Varsayımın kişi üzerindeki dıştan yüklenmiş yönünü de belirgin biçimde açar.

Örnek Cümleler

  1. Köyde yabancı gelen herkes kolayca suçlu farz olunuyordu.
  2. Dosyadaki kişi, hiçbir kanıt yokken şüpheli farz olunmuş gibiydi.
  3. Bu varsayımda bütün taraflar eşit bilgiye sahip farz olunuyor.

Kökeni ve Hikayesi

Arapça kökenli "farz" kelimesiyle kurulan bu yapı, varsayımın nesne ya da kişi üzerine yöneltildiğini gösteren edilgen bir söyleyişe dönüşmüştür.

Diğer Deyimler ve Atasözleri

Sıkça Sorulan Sorular

Çünkü kişi ya da durum, yeterince doğrulanmadan belli bir kalıba yerleştirilmiş olabilir. Bu da varsayımın sosyal yargı boyutunu görünür hâle getirir ve söze eleştirel bir yan ekler.

Farz etmekte varsayan özne öndedir. Farz olunmakta ise odak, varsayımın üzerinde kurulduğu kişi veya durum üzerine kayar; böylece edilgenlik anlamı daha belirginleşir. Yapısal ayrım tam budur.

Edebî anlatımda, düşünce yazılarında, resmî ve ağır üsluplu metinlerde daha doğal duyulur. Gündelik dilde ise daha sınırlı kullanılır; çünkü söyleyişinde belirgin bir kitap dili havası vardır.