Anlamı
1) ocağın ateşini harlandırmak; 2) argo herhangi bir işi veya şeyi hızlandırmak: Beleş rakıyı bulunca fayrap etti. 3) argo açmak, çıkarmak: Pencereleri fayrap etti. Gömleği fayrap etti.
Detaylı Açıklama
Fayrap etmek, kökeninde ocağın ateşini harlandırmak anlamı taşıyan; sonradan argo ve gündelik dilde bir işi hızlandırmak, bir şeyi çabucak açmak ya da kaldırmak gibi anlamlara genişleyen renkli bir deyimdir. Bu çok katmanlı yapı, sözün halk ağzında canlı biçimde yaşamasını sağlar. Kaynak açıklamada hem ateşi canlandırma, hem işi hızlandırma, hem de pencere ya da gömlek açma anlamları yan yana durur. Bu yüzden deyimin asıl gücü, hızlı ve sert bir hareket duygusu taşımasındadır. Bir şeyi gecikmeden harekete geçirmek ya da bir engeli bir hamlede açmak hissi verir. Argo tınısı nedeniyle daha çok konuşma dilinde canlı durur. Enerjik, aceleci ve hafif hoyrat bir eylem hissi taşır. Hareketin hızını ve ani oluşunu öne çıkarır.
Örnek Cümleler
- Sobanın sönmeye yüz tuttuğunu görünce közü hemen fayrap etti.
- Şefi görünce dosyaları fayrap etmek için hızla toparlamaya başladılar.
- İçeri çok sıcak basınca pencereleri bir anda fayrap etti.
Diğer Deyimler ve Atasözleri
Sıkça Sorulan Sorular
Çünkü söz, yavaş ve temkinli bir eylemi değil, ani ve çabuk bir müdahaleyi çağrıştırır. Fayrap etmek denince hareketin sertliği, aceleciliği ve birdenliği de birlikte duyulur.
Hayır, bağlam çoğu zaman hangi anlamın öne çıktığını hemen belli eder. Ateşi harlandırmakla işi hızlandırmak arasında ortak nokta, hareketi artırma, çabuklaştırma ve hız verme düşüncesidir.
Argo ve konuşma dilinde daha canlıdır. Resmî metinlerde değil, hareketin canlı ve biraz hoyrat anlatılmak istendiği ortamlarda daha doğal, daha yerinde ve daha renkli duyulur.